RİZE’Lİ KADINLARDAN ŞİDDETE KARŞI DAYANIŞMA ÇAĞRISI

banner100

26 Kasım 2020 Perşembe

Ordu Üniversitesi Rektörü AKDOĞAN'dan ilginç FETÖ savunması

RİZE’Lİ KADINLARDAN ŞİDDETE KARŞI DAYANIŞMA ÇAĞRISI

“BİZ ÖLMEK DEĞİL ÖZGÜRCE YAŞAMAK İSTİYORUZ"

22 Kasım 2020 Pazar 17:21
Bu haber 2318 kez okundu
RİZE’Lİ KADINLARDAN ŞİDDETE KARŞI DAYANIŞMA ÇAĞRISI

RİZE’Lİ KADINLARDAN ŞİDDETE KARŞI DAYANIŞMA ÇAĞRISI 

“BİZ ÖLMEK DEĞİL ÖZGÜRCE YAŞAMAK İSTİYORUZ"
 

Gençağa KARAFAZLI – ÖZEL HABER

RİZE 

Kadınlar pek çok ilde olduğu gibi Rize’de de düzenledikleri basın açıklamasıyla 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'ne katılım çağrısı yaptılar. 

Kadın meclisleri inisiyatifinden bir grup kadın Rize merkezde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü için bir araya geldi. 

 Deniz caddesinde bir basın açıklaması yapan kadınlar, şiddete karşı mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.  

PANDEMİ VEYA DEPREM DEĞİL ERKEK ŞİDDETİ ÖLDÜRDÜ 

Kadın meclisleri adına basın açıklamasını Esra Kabasakal yaptı. 

Kabasakal “ Her gün kadınlar kendi hayatlarına dair karar aldıkları için öldürülüyor. Eşit yaşamak için. Boşanmak, ayrılmak için, okumak için, çalışmak için. Bu yıl 269 kadın öldürüldü. 152 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.  

Pınar, Melek, Emine, Fatma, Özlem, Esma. İsimlerini sayamadığımız nicesi pandemi ya da deprem değil, erkek şiddeti ile öldürüldü. 1 gün içinde 4 kadın öldürüldü. İstanbul Sözleşmesi uygulansaydı her biri hayatta olacaktı. 

KADINLAR ADALET ARARKEN MAHKEME ÖNLERİNDE ÖLÜYOR 

Bu ülkede kadınlar her gün yaşam mücadelesi veriyor. Kadınlar korunmak istiyor. Sosyal medyadan seslerini duyuruyor. Her gün karakola gidip koruma, uzaklaştırma kararları alıyorlar. Adalet için o mahkemelerin kapılarını aşındırıyorlar. Ama o verilen kararlar etkin uygulanmıyor. Kadınlar o adalet aradıkları mahkemelerin önlerinde öldürülüyor. 

YAPTIM YİNE YAPARIM NASILSA CEZA ALMAM 

Kadınlar öldürülüyor ve üzeri intihar, kaza diye örtülmeye çalışılıyor. Şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden kadınların yakınları, tüm şüphelerin üzerine gidiyor. Bilimsel yöntemlerle, adalet mücadelesiyle gerçeğin açığa çıkması için mücadele ediyoruz. 

Failler ne diyor, ‘yaptım, yine yaparım; nasıl olsa ceza almam’ diyor. Bir kadına şiddet uygulayan erkek ceza almadığı için başka bir kadını öldürüyor. Artık kadınlar işkence ile şiddete uğruyor, çocuklarıyla birlikte öldürülüyor. Failler bu cesareti nereden alıyor çok iyi biliyoruz. Sorumluluklarını yapmayan kolluk kuvvetinden alıyor. Görevini yerine getirmeyenler hakkında işlem yapmayan, kadınlar için adalet sağlamayan yargıdan alıyor. Yasaları uygulamayanlardan, mekanizmaları işletmeyenlerden, siyasi irade ortaya koymayanlardan alıyor. 

KADINLAR İSTANBUL SÖZLEŞMESİ UYGULANMADIĞI İÇİN ÖLDÜRÜLÜYOR 

Kadın cinayetlerini durdurma iradesi ortaya koymayanlar İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeyi tartışmaya açmaya çalıştılar. Kadınlar İstanbul Sözleşmesi, 6284 uygulanmadığı için öldürülüyor. Çözüm yoluna saldırılması, tartışmaya açılması kadınların hayatına mal oluyor. 

Ama biz kadınları yaşatacak olan İstanbul Sözleşmesi için meydanları doldurduk. İstanbul Sözleşmesi yaşatır dedik, saldırıları püskürttük. Şimdi de şiddeti, cezasızlığı, şüpheli ölümleri, kadın cinayetlerini durdurmak için: İstanbul Sözleşmesi'ni uygulatacağız. 

BİZ ÖLMEK DEĞİL YAŞAMAK İSTİYORUZ 

Üniversiteler bizim özgürlük biziz, Asla yalnız yürümeyeceğiz, Her alanda olduğu gibi üniversitelerde de toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sonuçlarını yaşıyoruz. Genç kadınlar şiddetten kurtulmaya çalışıyor. Tıpkı Melek Aslan gibi. Şiddetten korunmak için koruma kararları aldırırken, geride kitapları kalıyor. Tıpkı Pınar Aslan, Zeynep Şenpınar gibi. Hepsi kendi ayakları üzerinde durmak, kendi kararlarını almak, eşitçe yaşamak istiyordu. Biz ölmek değil yaşamak istiyoruz. Cinsiyetçi ve gerici eğitime karşı, eşit yaşam hakkımız için mücadelemizi her kampüse yayacağız. 

KADINLAR HAK GASPLARINA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE EDİYORUZ 

Eşitliği kazanacağız, sömürü düzenini yıkacağız, İşçi kadınlar da asla yalnız yürümeyecek. Mağazalarda, marketlerde, tekstil atölyelerinde, fabrikalarda tüm emek veren kadınların uğradıkları hak gasplarına karşı da birlikte mücadele ediyoruz. “Ev işi ile meşgul” bahanesi ile işgücü bile sayılmamaya, ev içi emeğimizin hiçe sayılmasına karşı mücadele ediyoruz. İşsizliğe, güvencesiz, esnek çalışma koşullarına, daha düşük ücretle çalıştırılmaya, kıdem tazminatı gaspına, sendikasızlığa karşı mücadele ediyoruz. 

EŞİT VE ÖZGÜR BİR DÜNYA YARATACAĞIZ 

Fikrimizle, aklımızla, örgütlü gücümüzle kadınların eşit yaşam mücadelesini büyütüyoruz. İşçi kadın meclisleri ile, üniversite kadın meclisleri ile kadın cinayetlerini durduracağız platformu kadın meclisleri olarak, birbirini hiç tanımayan binlerce, milyonlarca kadınla, tüm kadınların şiddetten ve sömürüden kurtulduğu eşit ve özgür bir dünyayı da yaratacağız.
 

    Yorumlar

EN ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV