Yeşil yol projesini uygulayanlardan hesap sorulsun

banner100

13 Ağustos 2020 Perşembe

Türüt’ün FETÖ’den yargılanması devam eden eşi !

Yeşil yol projesini uygulayanlardan hesap sorulsun

Beş yıldır süren yol inşaatı yaylaları parçaladı

17 Temmuz 2020 Cuma 17:22
Bu haber 1747 kez okundu
Yeşil yol projesini uygulayanlardan hesap sorulsun

Yeşil yol projesini uygulayanlardan hesap sorulsun

Beş yıldır süren yol inşaatı yaylaları parçaladı

Gençağa KARAFAZLI-Artı Gerçek

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, önceki gün aldığı kararla Karadeniz Bölgesi’nde 8 ilin doğa harikası yaylalarını birbirine bağlayacak 2 bin 600 kilometre uzunluğundaki Yeşil Yol projesini durdurdu.

Danıştay’ın kararı sonrası CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, Karadeniz yaylalarına verdiği geri dönülemez hasarın sorumluları hakkında soruşturma açmasını isteyerek, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun verdiği Yeşil Yol’un iptali ve durdurulması kararını TBMM’nin gündemine getirdi.

Soruşturma açılsın

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’dan, Danıştay’ın iptal ettiği Yeşil Yol kararının bir an evvel uygulanmasını ve Karadeniz yaylalarına verdiği geri dönülemez hasarın sorumluları hakkında soruşturma açmasını istedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2016 yılında onaylanan Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin planlama bölgesini etkileyen çevre düzeni planı revizyonunun iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davada oy birliğiyle yürütmenin durdurulmasına karar verildi.

Beş yıldır süren yol inşaatı yaylaları parçaladı

Kurulun, söz konusu kararında Doğu Karadeniz yaylalarını birbirine bağlayan yolların yaylaların varlığını yok edeceğine dikkat çekerek yol boyunca sürekliliği olan bir yapılaşmaya neden olacağı vurgulanırken, İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, Samsun Bölge İdare Mahkemesinin de Yeşil Yol kapsamındaki Karadeniz’in doğa harikası yaylaları Ayder-Kavrun ve Samistal yaylaları arasındaki yolların iptaline karar verdiğini, bölge sakinlerinin de 5 yıldır süren yol inşaatının yaylaları, dağları parçaladığını belirterek kararların bir an önce uygulanmasını istediği yönündeki haberleri hatırlatarak, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’dan şu sorularına cevap istedi:

1-Basın ve yayın organlarında yer alan haberler doğru mudur?

2-Bu haberler doğru ise Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulunun söz konusu yürütmeyi durdurma kararı ile Samsun Bölge İdare Mahkemesinin Yeşil Yol kapsamındaki Karadeniz’in doğa harikası yaylaları Ayder-Kavrun ve Samistal yaylaları arasındaki yolların iptaline ilişkin kararının gereği yerine getirilmiş midir?

3- Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulunun yürütmeyi durdurma kararı ve Samsun Bölge İdare Mahkemesinin iptal kararlarının uygulanmamasının ne tür problem ve sorunların ortaya çıkmasına neden olabileceğini düşünüyor musunuz?

4- Mevcut doğa yapısını geri dönüştürülemeyecek ölçekte değiştiren, ekolojiyi ciddi bir biçimde bozan, yaylaları ve dağları parçalayan, mera alanlarını bölen, geleneksel mimariyi betona boğarak yaylaları adeta mini kasabalara dönüştüren, yoğun araç trafiğine ve kitlesel insan akışına maruz bırakan, ormanlarda ve yaban hayatında büyük yıkımlara yol açan söz konusu projeden vazgeçmeyi düşünmüyor musunuz?

5-Bu projeyi hazırlayanlar ve uygulamaya geçmesini sağlayan kamu görevlileri kimlerdir?

6-Yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarından sonra bu yanlış projenin sorumluları hakkında herhangi bir idari işlem uygulamayı veya soruşturma başlatmayı düşünüyor musunuz?

NE OLMUŞTU?

Fırtına Valiyi kalbinden vurdu

Karadeniz bölgesinde 8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak olan 2 bin 600 kilometrelik 'Yeşil Yol' projesi kapsamında 42 günlük aranın ardından Jandarma kontrolünde yeniden çalışmaların başlatılmasını Protesto eden Fırtına inisiyatifi üyeleri ile yaşam savunucuları ve sivil toplum örgütleri Rize valiliği önünde kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

TEPKİLER SONRASI ÇALIŞMALAR DURDURULMUŞTU

Çamlıhemşin ilçesi Samistal Yaylası'nda temmuz ayı başlarında başlatılan Yeşil Yol çalışmaları yöre halkı ve çevrecilerin tepki göstermesi üzerine durdurulmuştu.

Ardından yöre halkı, Milli Park ve SİT alanı olan bölgede izin alınmadan Yeşil Yol çalışması yapıldığı için suç duyurusunda bulunmuş ve mahkemeye dava açılmıştı. Rize İdare Mahkemesi’ndeki davanın sonuçlanmasına bir haftalık süre varken, Perşembe günü sabaha karşı Samistal yaylasındaki yol çalışmaları kalabalık jandarma eşliğinde yeniden başlatılırken, yaylaya çıkan onlarca vatandaş çalışmalara tepki göstermiş yer yer Jandarmayla vatandaşlar arasında arbede yaşanmıştı.

 

BAŞ SORUMLU RİZE VALİSİDİR

Fırtına inisiyatifi üyeleri yaşananların baş sorumlusunun Rize valisi Ersin Yazıcı’nın olduğunu belirterek Rize valilik hizmet binasının önünde Yazıcıyı protesto etti.

Çok sayıda inisiyatif üyesi ile yaşam savunucusunun bir araya geldiği Rize valiliğinin önünde Polis inisiyatif üyelerine, kamu binaları önünde basın açıklaması yapmanın suç olduğunu gerekirse haklarında yasal işlem yapılacağı uyarısına bulundu.

Özü kara ve yıkım dolu bir yol

İnisiyatif üyeleri ile polis arasında uzunca bir süre basın açıklamasının yapılacağı yer konusunda tartışma yaşandı. Tartışmaların ardından İnisiyatif üyeleri valilik önünde ki yolu trafiğe kapatmak koşulu ile valilik hizmet binasının karşısına geçerek kitlesel basın açıklaması yaptı. Özü kara ve yıkım dolu bir yol! Yapılan basın açıklamasında, Biliyorsunuz, günlerdir “yeşil yol” konuşuyoruz.

 Fırtına Vadisinde Samistal Yaylası ile Kavrun Yaylası arasında yapılmak istenen bir yol var! Adı “yeşil” ama özü kara ve yıkım dolu bir yol! Bu yol doğal sit alanının ortasından, bu alanı doğudan batıya bölecek bir yol.

Samistal ve Kavrun Yaylalarının meralarını da ikiye bölecek

 Bu yol Milli Park alanının ortasından, korunan alanı da ikiye bölecek bir yol. Bu yol Samistal ve Kavrun Yaylalarının meralarını da ikiye bölecek bir yol! Bu yol, Alpin çayırları kazıyacak bir yol! Bu yol, dünyanın 200 ekolojik bölgesinden birisi olan alanda, bu yol Avrupa’nın 100 acil korunması gereken sıcak noktası içerisinde, bu yol kuzey kuşak son ılıman yağmur ormanlarının üst kotunda, bu yol dünyanın son doğal yaşlı ormanlarını besleyen akarsuların kaynağında inşa etmek istedikleri Artvin Kaçkar Turizm Merkezi’nin alt yapısını oluşturmak için inşa ediliyor.

Vali talimatıyla Jandarma ayağa kalktı

Dünyanın hiçbir yerinde böylesi bir alanda ne yol inşa edilirdi, ne de turizm merkezleri! Dahası dünyanın hiçbir yerinde; tepeden tepeye, dağdan dağa, yayladan yaylaya, buzul gölünden buzul gölüne, dereden dereye, ormandan ormana 2000-2500-3000 metre kotlarında yol olmazdı. Bu kotlarda, hem de milli park içinde, hem de aynı zamanda doğal sit alanında kitle turizmini hedefleyen turizm merkezleri de olmazdı!  Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir hukuk da buna zaten izin vermezdi! Dünya’da böylesi bir plan için bilim insanları da ayağa kalkardı! Ülkenin siyasetçisi de ayağa kalkardı, halkı da ayağa kalkardı. Ne yazık ki hiç biri olmadı! Ayağa kalka kalka sevgili Valilimiz ve Valimizin talimatı ile sevgili jandarma ve emniyet güçleri ayağa kalktı!

Koruma alanları delik deşik Korunan alanlar ülkelerin dünyaya gururla göstereceği prestij alanlarıdır! Dünyada korunan alanların yüz ölçümü bulundukları ülkenin yüz ölçümüne oranla %13-14 olmasına rağmen; maalesef ülkemizde bu oran %3-4 kadardır. Dahası ülkemizde korunan alan olarak ilan ve tescil edilmiş alanlar da; bizzat, koruma kararlarını alan idare, devlet tarafından korunmamaktadır. Koruma hukukunda her gün yapılan değişikliklerle korunan alanların da delik deşik edilmesinin önü açılmıştır.

Vadimize âşık olmuş, vadimizle özdeşleşmiş bir halkız

Bedenini toprağına teslim eden bir halkız Fırtına Vadisi ülkenin en büyük korunan alanıdır! Bizler, vadimizin kadimden beri var olan yaylaları ile, dereleri ile, ormanları ve gölleri ile, yer dumanı, çizesi, yağmuru, çamuru, yaban hayatı, flora ve faunası ile sunduğu olağanüstü peyzaj özellikler sunan dağlarımıza, vadimize âşık olmuş, vadimizle özdeşleşmiş bir halkız!  Dünyanın her yerine gidip ama yine vadisine geri dönen, bedenini toprağına teslim eden bir halkız!

Tüm Doğu Karadeniz halkı aynı duygu ve anlayışta doğal yaşam alanlarını yıllardan beri taş ocaklarına, heslere, orman kesimlerine, gereksiz yol ve her türlü çirkin yapılaşmaya karşı savunmaktadır. İşte bizler bu duygu ve anlayışta, dünyanın hiçbir koruma alanında olmayacak, halkın da hiçbir gereksinimi olmayan ve adına yeşil denen bu yolu ve bunun peşinden gelecek yapılaşmayı, madenciliği ve rantiye turizmini reddediyoruz!

Bir dozer var 2700 metrede, bir de biz varız 45 gündür nöbetyteyiz

Devletin korumakla yükümlü olduğu yerleri tahrip etmesine, satıp savmasına karşın Vadimizi halk olarak biz koruyoruz. Bir dozer var 2700 metrede, bir de biz varız 45 gündür45 gündür Samistal’da nöbet tutuyoruz! Samistal 2700-3000 metre! Samistal Yaylası 4 saatte arazi araçları ile çıkılan yayla. Yiyeceğimizi alıyor, çadırımızı alıyor; yakan dağ güneşi, donduran dağ yağmuru altında, göz gözü görmez yer dumanı içinde 45 gündür bekliyoruz! Bir dozer var 2700 metrede, bir de biz varız 45 gündür! Barışçıl, demokratik ve her türlü şiddeti reddeden ama sonuna kadar da doğal yaşam alanlarını savunmaya kararlı bir topluluk olarak dağda 45 gün bekledik!

Türkiye’nin her yerinde on binleriz

 Yasal ve meşru temel hak ve hürriyetler kapsamında ne sözümüzü esirgedik, ne tepkimizi göstermekten kaçındık! Her yerde MilyonlarizDağda barınmak zordur, direnmek daha da zor! Halkımızın yaşlı olanları dağa çıkamaz, çıkabilecek olanların geçim derdi var, kimisi hayvanı peşinde, kimisi çayının üstünde! Dağda az olabiliriz bu yüzden ama Türkiye’nin her yerinde on binleriz! Milyonlarız! Savaşmaya hazır bölük asker gönderildi. Biz dağda 45 gün nöbet tutan şiddeti reddeden barışçıl insanlarken; üzerimize sabaha karşı saat 3,5’da savaşmaya hazır bir bölük asker gönderildi. 100 asker, yarısı kadar da polis Samistal’a gelip, 45 gündür o yaylada bir biz, bir de dozerin beklediği ama çiziği dahi olmadan bekleyen dozeri korumaya aldılar…

Bizim vergilerimizle dağa Jandarma gönderiyorsunuz

Dağı taşı asker, çevik kuvvet polis sardı… Koruma altına aldıkları dozeri çalıştırıp iki gün boyunca yıka döke, yangından mal kaçırır gibi yolu inşa etmeye çalıştılar… Milli park alanında, doğal sit alanında suç işlediler! 3-5 memurun çay içerken verdikleri hukuksuz izinlerle yasal kılıfa sokmaya çalıştıkları bir yolu inşa etmeye çalıştılar! Kendilerine sorduk:

“Biz 10-15 kişi nöbet tutarken, siz niye bu kadar kalabalık geldiniz”. Bize “devletin kararlılığını göstermek için burdayız” dediler. Biz de kendilerine aynı yanıtı verdik: “Biz de, Samistalı, Kavrunu ve Kaçkarları korumaya kararlıyız…”Bizim vergilerimizle dağa Jandarma gönderiyorsunuz.

Sayın Vali’ye sesleniyoruz! Devlet biziz, halktır Sayın Vali. Toplum varsa, biz varsak Devlet de bizim sayemizde var olabilir! Bizim vergilerimizle maaşlarınız ödeniyor ve yine bizim vergilerimizle jandarmayı/polisi dağa gönderiyorsunuz! O gece 15-20 kişiydik ve siz bu ülkenin onurlu yurttaşlarına karşı bu gövde gösterisi ile idareyi, devleti komik duruma düşürdünüz Sayın Vali!

Buradan size büyük bir zafer çıkmaz

Çamlıhemşin’in reel nüfusu 1400 kadardır. Buradan size büyük bir zafer çıkmaz. Hele bu verdiğiniz anormal tepki devletin gücünü hiç göstermez! Buna bir son verin!  Emniyet güçlerinin havaya zafer kazanmış gibi ateşler etmesi gülünç oluyor, devlet küçük düşüyor Sayın Vali. Hücre evi basar gibi baskınlar yapıldı Hukuk arayanlara ordu gönderilmez, silah gösterilmez Sayın Vali! Sizin hukuksuz davranışlarınızı, mücadelemizle/direnişimizle hukuka çekiyoruz Sayın Vali…

Yaşamı güzelleştirmeye çalışan insanlarız

Devletin 17 yıldır doğal sit alanı olan Vadide, ısrarla yapmadığı koruma amaçlı imar planı nedeni ile kaçak duruma düşürdüğü hukuksuz yola direnen arkadaşlarımızın işyerleri mühürlendi, işyerlerine “hücre evi” basar gibi baskınlar yapıldı. Bizler bu ülkenin vergisini veren, ekmeğini dağdan, taştan, doğanın sunduğu güzellikleri insanlara gösteren, bundan keyif de alan, bu güzellikleri paylaşan, yaşamı güzelleştirmeye çalışan insanlarız. Buna bir son verin, Sayın Vali.

İşgalci saydığınız yaylacılar ise en az 500 yıldır bu yaylalarda yaşıyorlar

Yapmanız gerek işler var Sayın Vali’ye yine sesleniyoruz. AKP Çamlıhemşin Belediye Başkanı ve İl genel meclis üyeleri ile toplandığımızda da, AKP’nin milletvekilleri ile Rize’de yapılan toplantıda da anlattığımız üzere başında olduğunuz idarenin yapması gereken işler var. Kadimden beri var olan yaylacılar, kendi yayla evlerinde mera işgalcisi değildir. Mera kanunu 1998 yılında çıkmıştır; İşgalci saydığınız yaylacılar ise en az 500 yıldır bu yaylalarda yaşıyorlar!  500 yıldır yerinde duran yaylaların hukuki statüsünü 1998 yılında çıkan yasayı gerekçe gösterip tanımamazlık edemezsiniz.

Bu halk İdarenin esiri olmayacak kadar onurludur

Yayla yerleşim yerleri, mimari özellikleri ile doğal ve kültürel alanlardır. Bu evlerin bulunduğu yerleri mera gibi gösterip bize “tecavüzcü” demeyin. Yaylalardaki evlerin alanlarını meradan çıkartıp, çevresini mera olarak belirleyin. Aksi halde inşa etmek için ordu gönderdiğiniz yolu kamuoyuna açıklayamaz duruma düşersiniz. “Yeşil yol” yayla turizmini geliştirmek ise bunu işgalci olarak tanımladığınız yaylacılarla, yaylalarda yapmanız tutarsız ve çelişik olmaz mı Sayın Vali...

İdarenin esiri olmayacağız Diğer husus ise; 17 yıldır doğal sit alanı olan vadide valiliğinizce yapılmayan koruma amaçlı imar planları konusudur. Valiliğinizce yapılmayan bu planlar nedeni ile vadideki yapıları bizzat valiliğiniz kaçak duruma düşürmektedir. 17 yıldır yapılmayan planlar nedeni ile valiliğiniz ve ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarının görevlileri esasen görevi kötüye kullanma suçu da işlemektedir. Sayın Vali, Yaşam devam etmektedir, göreviniz yurttaşa hizmet etmek ise dağa jandarma/polis göndermeden önce koruma amaçlı imar planını yapıp, yurttaşları yasal güvenceye kavuşturun! Çamlıhemşin halkı ve Fırtına Vadisi ve Kaçkarlar; idarenin her dediğini sorgusuz sualsiz yapacak denli, idarenin esiri olamayacak kadar onurludur! Yeşil Yola karşı gelenlerin işyerlerini mühürletirseniz, ya diğerleri sorusu akla gelir. İdare hukuka bağlı idaredir. Hukuk devletinin gereği budur. Hukukun emrettiği planları yaptırın. Yurttaşlar olarak bizler daha kaç yıl Valiliğin keyfini bekleyeceğiz. Bir gün bunu size birileri hatırlatır Sayın Vali

Dağı taşı asker polis sardı

Parçalayan “kara yol” olarak geçer! Bunun da vebali büyük olur Son olarak: Emrinizdeki kamu görevlileri, Valiliğinize yazdığımız yazılara “mahkeme kararını bekleyeceğiz” diyerek cevaplar verdi, Sayın Vali.

Bu sözünüzü de size hatırlatmak isteriz, ne oldu da bu iradeniz değişti diye de sormak isteriz? Biz de biliyoruz o yol, trajikomik bir şekilde jandarma/polis gücü ile yapılır Sayın Vali. Ama o yol tarihe dünya doğal ve kültürel miras alanını parçalayan “kara yol” olarak geçer! Bunun da vebali büyük olur. Bu gün değilse, bir gün bunu size birileri hatırlatır Sayın Vali.

Hukuk arayanlara ordu gönderilmez

Rize Valisi Ersin Yazıcı’ya da seslenen Havva Reyhan sözlerini şöyle sürdürdü:"Sayın Vali’ye sesleniyoruz, Devlet biziz, yani halktır sayın vali. Toplum varsa, biz varsak, devlet de bizim sayemizde var olabilir! Bizim vergilerimizle polisi, askeri dağa gönderiyorsunuz. Buradan size büyük zafer çıkmaz. Hele verdiğiniz bu anormal tepki devletin gücünü hiç göstermez. Buna bir son verin. Hukuk arayanlara ordu gönderilmez, silah gösterilmez sayın vali.

Vali bey gelsin bizimle horona dursun

 Biz de biliyoruz o yol, trajikomik bir şekilde jandarma-polis gücü ile yapılır. Ama o yol tarihe, 'Dünya doğal ve kültürel miras alanını parçalayan Kara Yol' olarak geçer. Bunun da vebali büyük olur. Bugün değilse, bir gün bunu size birileri hatırlatır sayın vali." Gösteriye katılan ve 'Havva Ana' adıyla Yeşil Yol mücadelesinin simgesi haline gelen 63 yaşındaki Rabiye Bekar, Rize İl Emniyet Müdürü Adem Çakıcı'nın yanına giderek, "Bize lütfen destek olun. Biz yaylamızda jandarma istemiyoruz. Toprağımızın jandarması da biziz, valisi de biziz. Biz asla terörist değiliz. Bizden korkmayın oğlum, size kurban olayım. Bizleri kötü yollara sevk etmeyin. Bizi bize bırakın" dedi.

Gösteriye eşlik eden Rabiye Bekar, Rize Valisi Ersin Yazıcı’ya çağrıda bulunarak şunları söyledi:

"Vali beyden çok rica ediyorum Jandarma’yı oradan indirsin. Gelsin yanımıza bizimle otursun, bizi konuştursun bizi bir dinlesin. Biz kötü insanlar değiliz. Biz kimsenin canını almadık, kimseye de can aldırtmayız, kimse de bizim canımızı alamaz ve yaylamızı da katledemez. Yaylamızın sahibi de, askeri de, komutanı da, hakimi de, hükümeti de, valisi de biziz. Biz ayağına geldik, o da çıksın horonumuzu bizimle oynasın. “Tulum eşliliğin de Çamlıhemşin horonu ile biten eyleme HDP; EMEP; CHP; ÖDP; İHD; ÇGD yanı sıra Çamlıhemşin Belediyesi eski Başkanı İdris Melek ve çok sayıda yaşam savunucusu katıldı.

    Yorumlar

EN ÇOK YORUMLANANLAR
ARŞİV