izmir escort bayan adana escort bayan sex hikayeleri istanbul escort escort mersin hatay escort bayan adana escort hd porno bornova escort

13 Aralık 2017 Çarşamba

İnce HDP korkum yok

Yazıcı’nın peşini birakmıyor

01 Aralık 2017 Cuma 13:38
Bu haber 252 kez okundu
Yazıcı’nın peşini birakmıyor

 AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı için, “Suçluyu kayırdı, suçlularla savaşana savaş açtı. Kumpaslar kurdu, tuzaklar hazırlattı, düzmece -sahte içeriğe sahip belgeler düzenledi, raporlar yazdırdı. Hayati Yazıcı, bu ülkeye birçok terör örgütünden daha fazla zarar verdi” iddiasında bulunan Gümrük ve Ticaret eski Başmüfettişi, “İlter Kuşoğlu tüm kanıt ve belgeleriyle Yazıcı hakkında hazırladığı dosyayı mahkemeye sundu.

HABER  . EKREM SAPMAZ

Sosyal medya hesaplarından “Kahpe içerde olunca kapı kilit tutmaz oğul” “Vatana ihanetin mazereti olmaz, er veya geç bedeli olur” içerikli DedeKorkut ile Mustafa Kemal Atatürk’e ait vecizeleri paylaşması sebebiyle AKP’li  Hayati Yazıcı’nın “kendisine hakaret ettiği, Fetö üyesi olduğu, Fetö üyelerini koruyup kolladığına ilişkin kamuoyunda algı oluşturduğu” iddiasıyla şikayet ettiği Gümrük ve Ticaret eski Başmüfettişi İlter Kuşoğlu, 

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın Borajet Havacılık A.Ş. eski genel müdürü Kadir Peker’i makamına getirterek aleyhinde mektup yazdırması gibi bütün kanunsuzlukları bir araya toplayarak, Ankara 18. Asliye Ceza Mahkemesine başvurdu. 

basmufettisin-3-yil-hapsi-istendi-6465872_300.jpg

yeni-safakin-hedefinde-bu-kez-hayati-yazici-var-0703141200_m(1).jpg

AKP Genel Merkezine de belgeleri ulaştıran Kuşoğlu, Yazıcının, bu ülkeye ve bu millete verdiği zararlarını somut belgelerle ispatlamaya hazır olduğunu belirterek, ülkenin temeli olan adaletin, bir şekilde tecelli etmesinin, bu suretle de ‘Üstünlerin Hukuku’nun değil, ‘Hukukun Üstünlüğü’ ilkesinin hayata geçirilmesinin önemini vurguladı.

İmha hareketine dönüştü.

25 yılı aşan kamu görevi sırasında ödün vermeksizin illegal yapı ve elemanlarıyla mücadele eden Başmüfettiş İlter Kuşoğlu, kamu görevine başlamasının ilk günlerinden itibaren maruz kaldığı kanunsuzlukların, sınır kapılarındaki güvenlik zaafiyetine dikkat çeken raporu ile talimatına rağmen yurt dışına çıkışı sağlanan uyuşturucuyu yakalaması sonrasında  şahsını hedef alan saldırıların tam anlamıyla imha hareketine dönüştüğünü, devletin kılcal damarlarına kadar sızan illegal yapıların ortak hedefi, düşmanı haline geldiğini belirterek, sürdürdüğü hukuk mücadelesinin 7’den 70’e bu ülkede yaşamını sürdüren, asgari düzeyde de olsa inanca, vatana sadakat besleyenleri ilgilendirdiğini dile getirdi. 

ilter-kuşoğlu-belge-tbb(2).jpg

10420269_788501631212662_5893001820868621380_n(1).jpg

Suçluları yakaladı, kendisi cezalandırıldı 

Gümrük ve Ticaret eski Başmüfettişi İlter Kuşoğlu, görevi süresince illegal yapıların cirit attığı sınır kapılarındaki finans kaynaklarını kurutmak için ödünsüz mücadele verdi. İnceleme, araştırma ve soruşturmaları sonucunda ülkemizi tehdit eder mahiyetteki güvenlik zaafiyetine ilişkin rapor düzenleyerek gereğinin yapılmasını istedi. Mücadelesinde teklif, tehdit ve engellemelere rağmen geri adım atmayan Kuşoğlu’nun tespitini sağladığı fiillerle ilgili gereğinin  yapılmasını talep etmesi ve ısrarda bulunması sonrası kendisine karşı organize ve sistemli bir şekilde yürürlüğe konulan saldırı süreci başlatıldı ve ardı arkası kesilmedi. 2012 yılında aynı gün içerisinde gönderilen 7 ayrı yazı kapsamında kime, nasıl, ne şekilde ve ne zaman gerçekleştirildiği bilinmez bir halde “Bakanlık üst düzey yöneticileri hakkında eleştiri, aşağılama, hakaret” ithamıyla 14 ayrı disiplin cezasına ilişkin savunması istenen Kuşoğlu, sonraki süreçte yaşadıklarını tarihte emsaline az rastlanabilecek “kanunsuzluklar külliyatı” olarak nitelendirdi. 

Tetikçiler, Sahte Belgeler, Pusulalar...

Yasa dışi terör örgütüne yardım ve yataklık yapma suçundan yargılaması devam eden personelin Sabiha Gökçen Havalimanı dış hatlar terminalinde görevlendirilmesi dahil, Resmi yazışmalarda “vurgun” olarak nitelendirilen Dahilde İşleme Rejimindeki suistimallerin kimlere, ne kadar rüşvet verilerek ve ne şekilde yapıldığını kamera kayıtları ve itiraflarla tespit ederek,  sorumluları hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına yönelik talebi sonrasında yaşananları “Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Türk Milletinin çıkarlarını korumak cezasız kalmaz” ironisinin dahi tanımlamakta yetersiz kaldığını belirten Kuşoğlu’nun dilekçesinde yer verdikleri, “Bu kadar da olmaz...” denilecek cinsten...  

Hukuksuzlukta sınır tanımadı

Aleyhine hazırlanan, sahte raporlara “hukukilik” kimliği kazandırmak amacıyla hukuki açıdan henüz teşekkül etmeyen komisyon oluşturuldu. 15 Temmuz sonrasında FETÖ bağlantısı sebebiyle devlet memurluğundan çıkarılanların yer aldığı komisyonun henüz yayımlanmayan yönetmeliğe atıflı sahte kararlarının temin edilmesi sağlandı. 15 Temmuz sonrası görevden uzaklaştırılan, görevden alınan, devlet memurluğundan çıkarılan ve tutuklanan komisyon üyelerinin kararlarıyla peş peşe disiplin cezaları uygulandı. 19 Aralık 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Kararnameyle görevimden alınmam sağlandı’’ diyerek yapılan hukuksuzluk boyutunu gözler önüne serdi.

unnamed(22).jpg

Saldırı artarak devam etti.

Görevi doğrultusunda ortaya çıkardığı, sonrası, kaçakçılıktan dolayı milyonlarca dolarlık Kamu alacağı doğan firmadan paralar tahsil edilmedi. Tahsili gereken meblağla ilgili beklemenin daha uygun olacağına karar verildi.  Haydarpaşa Limanında milyonlarca dolarlık eşya ithalatını gösterir beyannamelerinin işlem görmesine rağmen,  firmanın adreste bulunamadığı gerekçesiyle,  ödeme emirleri iadeye konu edildi.  Bu imkansızlıklar bile gerçekleşirken ve gerçek iken, kendisine peşin ödenen 60 TL’lik maaş farkının iade edilmesine yönelik aleyhine icra takiplerinde bulunulduğunu belirterek, yapılan saldırıların çok yönlü ve artarak sürdürüldüğünü dile getirdi.

Siparişle rapor yazıldı

Kuşoğlu,  Görevi Kötüye Kullanma, Resmi Belgede Sahtecilik, Suç Uydurma, Kaçakçılığa Yardım, Suçluyu Kayırma, Suç Delillerini Gizleme eylemleri sebebiyle haklarında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu ve, bir kısmı 17/25 Aralık, bir kısmı da 15 Temmuz Kalkışması sonrasında görevden alınan, tutuklanan, devlet memurluğundan çıkarılan bürokratlarla ilgili anılan başsavcılıkça istenen soruşturma izninin, Hayati Yazıcı tarafından verilmediğini, ardından da bahse konu eylemlerin müsebbibi başmüfettişin sitemi sonrasında,  şahsının ve avukatlarıyla ilgili düzenlenen sahte belgelerle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu da dile getirdi. Kuşoğlu bu eylemlerde 15 Temmuz Kalkışması sonrasında meslekten atılan başmüfettişlerin kullanıldığının altını çizdi.

SALDIRI YETMEDİ, MEMURLUKTAN ÇIKARTILDI 

Yürürlüğe konulan disiplin cezalarının, istifa etmiş sayılmasının, devlet memurluğundan çıkarılmasının hukuka, usule, gerçeğe uygun olmadığı gerekçesiyle Danıştay tarafından iptal edilmesi sonrasında Başmüfettişlik görevine tekrar başlayan Kuşoğlu’nun maruz kaldığı kanunsuzlukların bunlarla sınırlı kalmadığı, imha amacıyla yürürlüğe konulan saldırılarda kumpas ve tuzaklara da başvurulduğunu belirtti. Dilekçesinde,  sipariş üzerine düzenlenen raporlardan, sahte belgelerden istenilen sonucu alamamaları sonrasında devlet içerisine çöreklenen yapıların yeni stratejilere başvurduğunu belirten Kuşoğlu, sonraki tarihlerde ortaya çıkan gerçekliklerin ise hakkın, hukukun, ahlakın ne denli ayaklar altına alınabileceğini gösterdiğinin altını çizdi.

Yazıcı’dan rica yazısı

Kuşoğlu, kendisinin çabası ile Ankara’daki abilere de PAY’ların ayrıldığı rüşvet tezgahının dağıtılması sonrasında, 15 Temmuz Kalkışmasının ardından FETÖ yapılanmasına ait paralar ile mensuplarının illegal şekilde yurt dışına çıkışını sağladığı iddia edilen Borajet Havacılık A.Ş. eski genel müdürü bakanlık makamına getirtilerek, şahsını suçlayıcı, sonradan bütünüyle iftira olduğu açığa çıkan mektup yazdırıldığını dile getirdi. Yazdırılan mektup için Hayati Yazıcı’nın el yazısıyla hazırladığı  “rica pusulası” eki ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini belirten Kuşoğlu , Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine aykırı bir şekilde, 17/25 Aralık sonrası tutuklanarak Silivri Ceza Evine sevk edilen Mali Şube Müdürü ve ekibinin olağanüstü çabaları ile 15 Temmuz sonrası ilk tutuklanan yargı mensubu olan savcının talebiyle 7 ay boyunca telefonlarının dinlendiğini, kamerayla gizli izleme yapıldığını  belirterek, ‘alçaklığın zirvesini gösterir’ şekilde tuzak aramalarda bulunulduğunu  ve bunları organize eden dönemin İstanbul Mali Şube Müdürü ile ekibinin ise halen Silivri Cezaevinde tutuklu bulunduğunu belirtti.

Masum değil hiçbiriniz!...

“Paralel Yapı” “Fethullahçı Terör Örgütü” tanımlarının lügatimize dahil olmadığı dönemlerde düzenlediği yüzlerce rapor, yazı ve dilekçelerinde “Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Türk Milletinin geleceğini karanlıklara mahkum etmek isteyen illegal oluşum ile elemanlarına dikkat çektiğini ancak, bundan dolayı linçe tabi tutulduğunu beyan eden Kuşoğlu, maruz kaldığı haksızlık, hukuksuzluk, vicdansızlık ve ahlaksızlıklarla ilgili “Kandırıldık, aldatıldık...” mazeretinin kendisi tarafından kabul görmediğini, 2010 yılında kaleme alınan, 2012 yılında sahnelenen ve günümüzde de  devam eden kirli senaryoda rol alan hiç kimsenin masum olmadığını ve bu vebalin büyük bir kısmının da Hayati Yazıcı’ya ait olduğunu aktardı. 

FETÖ’cülerle  belge ürettiler

Kuşoğlu,  şahsını imha etme amacı etrafında birleşen ve kamu görevlisi maskeleri taşımakla birlikte kamuya en büyük zararları verenlerle  ilgili Görevi Kötüye Kullanma, Resmi Belgede Sahtecilik, Suç Uydurma, Kaçakçılığa Yardım, Suçluyu Kayırma, Suç Delillerini Gizleme eylemleri sebebiyle haklarında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu ve bir kısmı 17/25 Aralık, bir kısmı da 15 Temmuz Kalkışması sonrasında görevden alınan, tutuklanan, devlet memurluğundan çıkarılan bürokratlarla ilgili anılan başsavcılıkça istenen soruşturma izninin, Hayati Yazıcı tarafından verilmediğini, buna karşılık bahse konu eylemlerin müsebbiplerinden bir başmüfettişin “incindim” sitemi sonrasında,  şahsına ve avukatlarına yönelik düzenlenen sahte belgelerle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu da dile getirdi. 

Kötülük yapanın yanına kar kaldı.

Hayati Yazıcı hakkında, Haberleşmenin Gizliliğini İhlal, Görevi Kötüye Kullanma, Resmi Belgede Sahtecilik, Yargı Görevi Yapanı Etkileme, Suçluyu Kayırma, Suç Uydurma, İftira, Hakaret eylemleri sebebiyle 4 ayrı dilekçe kapsamında hakkında suç duyurusunda bulunduğunu  belirten Kuşoğlu, savcılığın “dilekçeler eki, belgeler dikkate alındığında başkaca belge teminine ihtiyaç duyulmamıştır...” doğrultusunda suçların sübuta erdiğini gösterir takipsizlik kararlarıyla, kötülük yapanın yaptığı kötülüğün yanına kâr kalmasına sebebiyet verildiğini vurguladı.

‘’En iyi savunma saldırıdır” ilkesizliği

Devletin her kademesine çöreklenmiş “kamu görevlisi” görünümlülerinin, ülke geleceğini ipotek altına alacak boyuttaki suiistimallerini, yakın tarihin en vahim kanunsuzluklarını, en aşağılık kumpaslarını, en alçakça tuzaklarını, Yasa dişi ihanet şebekelerinin semirmelerinin geri planındaki  ihanet düzeyindeki çıktıları isim isim, tarih tarih, işlem işlem ortaya koyan dilekçesinde belirttiğini anlatan Kuşoğlu,  yapılan şikayet sonrası; “en iyi savunma saldırıdır” ilkesizliği ile tersine döndürülme çabası harcandığını söyledi.  Yapılanlardan 15 Temmuz Kalkışmasına giden yolun kilometre taşlarında üstün emeği olanların günümüzde de varlığı ve etkinliğini aynen koruduğunu belirtti.

İlter Kuşoğlu'ndan Herkese çağrı

Kuşoğlu, kendisine yapılan hukuksuzluk ve haksızlıklara karşı duyarlı olan herkese çağrıda bulundu. Çağrısında,  “Mülkün temeli olan adaleti” sağlamakla mükellef yargı mensupları başta olmak üzere, işçisiyle, köylüsüyle, memuruyla bu ülkeye asgari düzeyde de olsa sadakat-sevgi besleyen, çocuklarının uyuşturucu şebekeleri elinde oyuncak edilmesinden, hayatlarının karartılmasından kaygı duyan, ülke geleceğinin aydınlık olması için ne yapabilirim?  sorusuna cevap arayan, aynı gemide olunduğunun bilincine sahip bulunan, Vatanı ve Vatan Toprağını kutsal belleyen…. Müslümanı Gayrimüslimi, Türkü Kürdü, Çerkesi Lazı, Alevisi  Sûnnisi, Doğulusu Batılısı, Güneylisi Kuzeylisi, Erkeği kadını, Yaşlısı Genci, Sağcısı Solcusu… tüm vatandaşlara çağrımdır’’ diyerek Hayati Yazıcı isimli şahsın bundan sonraki hayatında haktan, hukuktan, inançtan bahsetmeksizin suskun kalmasını zorunlu kılacağına, tüm metot, taktik ve gölgelere rağmen adaletin doğru, dürüst ve isabetli bir şekilde tecelli edeceğine yönelik ümidini korumakta olduğunu dile getirdi. 7  Aralık 017 tarihinde yapılacak duruşma sonrası çok önemli bilgi ve belgeleri paylaşacağını belirten Kuşoğlu, basın mensuplarının da  18. Asliye Ceza Mahkemesi önünde bulunmalarını istedi. 

Vatana ihanetin nedeni olmaz er veya geç bedeli olur 

Haksızlıklara, adaletsizliklere, hukuksuzluklara, haklının değil güçlünün yanında saf tutanlara, kişisel çıkarlarına ulaşmak adına her türlü kutsallığı ayaklar altına almakta tereddüt etmeyenlere, riyakârlığı maharet, yalancılığı meziyet, omurgasızlığı da mecburiyet görenlere karşı; “BURAYA KADAR” demeye çağıran Kuşoğlu,  “Kahpe içerden olunca kapı kilit tutmaz oğul!...” “Vatana ihanetin nedeni olmaz er veya geç bedeli olur!’’ deyişlerini hatırlatarak, yapılan ihanetin bedelinin bir gün mutlaka ödeneceğinin altını çizdi.

ilter-kuşoğlu-hayati-yazıcı-haber-tercümen.jpg

468x60 -->

    Yorumlar

Admatic Scroll 300x250 Ad Code START --> Admatic Scroll 300x250 Ad Code END -->
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
E-GAZETE
  • batman'da büyük insanlık buluştu..
  • Nabız Gazetesi - Rize Haber , Rize Haberleri, Bölge Haberleri, Karadeniz Haber, Artvin Haberleri - 29 Mayıs 2015 Manşeti
KARİKATÜR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV