Rize valisine soruyoruz! Gerçekleri açıklayacak mısınız?
31 Mart 2020 Salı

Çaykur'da korona virüs alarmı! virüs işçilere bulaştı

Rize valisine soruyoruz! Gerçekleri açıklayacak mısınız?

21 Mart 2020 Cumartesi 16:54
Bu haber 1911 kez okundu
Rize valisine soruyoruz! Gerçekleri açıklayacak mısınız?
 Rize ‘de durum ne?
Gençağa Karafazlı - Rizenabız

Geçen hafta rizenabız,olayrize ve ulusal bir çok haber sitesi ile bazı gazeteler , Rize’ye 15-Şubat ile 15 Mart tarihleri arasında umreden  gelen yaklaşık 500 Rize’li vatandaşımızla ilgili,  “Rize'lilerin umre ile imtahanı,umreden gelen 500 vatandaş karantina altına alınmadı” haberi toplumda büyük yankı buldu.
yayınladığı mız haber sonrası konuyla ilgili kamuoyunu bilgilendirmesi gereken Rize valisi Kemal Çeber savcılığın açtığı bir soruşturmayı bahane ederek,haberimizi yalanlama yolunu seçti.Aslida işin gerçeği sayın vali Çeber'in dediği gibi değildi.
Haber sonrası umreden dönenler tartışılmaya başlandı

Umreden dönen 500 vatandaşın durumu,rize nabız ve olay rize, haber editörlerinin yayınladığı haber sonrası daha bir önemle her alanda tartışılmaya başlanı.Bu tartışmalar devam ederken Çayeli Belediye başkanın,  umrecileri evlerinde ziyaret etmesiyle ilgili, fotoğraf ve haberlerin ulusal basında yer alması sonrası  halkın tedirginliği dahada arttı.Bu kez vatandaşlar umrecilerin sokaklarda ve ev ev gezmelerine başta sosyal medya olmak üzere tepki göstermeye başladı.
Yetkililer gerçekleri gizledi!

Haber muhabirlerimizin halktan gelen ihbarlar üzerine 500 umreci vatandaşın durumunu, önce Rize daha sonra ülke gündemine taşımasıyla, durumun vahimi yeti daha da ortaya çıktı. Vatandaşlar bu haberler sonrası umrecilerden uzak kalmaya onların Evlerinden çıktığını görünce ihbar etmeye başladı.

Karantina altına alınmayan umreciler sokakta

Rize ye gelen ve karantina altına alınmadan evlerine gönderilen 500 vatandaşla ilgili her geçen gün artan ihbar ve şikâyetler sonrası haber editörlerimize çeşitli ihbarlar gelmeye ve yetkililerin neden tedbir almadığı şeklinde uyarıları sıklaşamaya başlayınca konuyu muhataplarına iletmeye karar verdik.haber halkı korku değil açıkça dahada tedbirli davranma konusunda adeta bir uyarı niteliğindeydi.

Vali yardımcısını arattırdı

Her geçen gün vatandaşların tedirginliğinin artması üzerine gelen ihbarların gereğinin yapılması için vatandaşların şikâyetini Rize valisi Kemal Çeber’e iletme kararı aldık ve vali Çeberi cep telefonuyla aradık. Telefonumuza cevap veren koruma memuru vali beyin toplantıda olduğunu ve bize dönüş yapacağını iletti. Bu iletişimden bir saat sonra vali beyin telefonundan arayan koruma memuru bizi vali yardımcısı Abdullah Şen ile görüştürdü. Haberimizde Vali yardımcısı Şen yerine başka bir vali yardımcınsın adını yanlışlıkla koyduk ardından bu yanlışı ise düzelttik.

Bu işin arkasındaki komplo ortaya çıkacak panik yapmayın

 Vali yardımcısı Abdullah Şen bize telefonda ‘buyurun şikâyetlerinizi alayım’ dedi. Biz ise; sayın valim bizim değil vatandaşların şikâyetlerini aktarmak istiyoruz. Umreciler sokakta halk endişeli. Bunlar karantina altına alınmamış bunlarda virüs olduğu korkusu yaşıyorlar. Umreden dönenler sokaklar da. Ev ev gezenler var” şeklinde vatandaşların şikâyet ve korkularını ilettik.

Vali yardımcısı bize; “paniğe gerek yok her türlü tedbirleri aldık, bu işin arkasındaki komple var mı yok mu oda ortaya çıkacak merak etmeyin, bu ihbarınızı da kayda alıyoruz gereğini yapacağız bu sorunu hep birlikte aşacağız” diyerek başka bir gün makamda görüşmeye beklediğini belirtti.

Parti ve meslek örgütleri açıkladı

Yaşanan bu gelişmelerin ardından siyasi parti temsilcileri ile bazı meslek örgütlerinin umreci vatandaşlarla ilgili görüşlerini aldık. Parti temsilcileri ile meslek örgütü temsilcileri, 500 vatandaşın umreden döndükten sonra karantina altına alınmamasına dikkat çekerken bazı parti il başkanları umrecilerin tek tek yerlerinin tespit edilerek karantina altına alınmasını ve Rize valisi Çeber’ın kendilerini yaşananlarla ilgili bilgilendirmesini istediler.

Vali kendi yardımcısını yalanlıyor

Bütün bu gelişmeler sonrası yayınlanan haber büyük yankı buldu.Halk daha da tedbirli olmaya ve 500 umrecinin akıbetini sorgulamaya yetkilerin ne yaptığını ne tür önlemler aldığını merak etmeye başladı. Halkın konu hakkında merakını gidermesi gereken tek yetkili Rize valisi Kemal Çeber, gerçekleri halka açıklaması yerine, başta yardımcısı Abdullah Şen, dolayısıyla bizlere açıklama yapan parti ve meslek örgütlerinin açıklamalarını yalanlama yolunu tercih ederek şu açıklamayı yapıyor.

Önce savcılık ardından vali açıklaması

Rize valisi Çeber konuyla ilgili halkı aydınlatma yerine ne ilginçtir ki önce Cumhuriyet savcılığının haberimizle ilgili soruşturma açmasını bekliyor, soruşturma sonrası açıklama yapıyor. 

Vali Çeber; “Türkiye'de başarılı bir şekilde mücadele süreci devam eden koronavirüsle ilgili resmi açıklama yapmaya yetkili tek kurumun Sağlık Bakanlığıdır. Ülke genelinde ve Rize'de başka hiçbir kişi ya da kurumun açıklama yetkisinin bulunamamaktadır.

Sağlık Bakanlığı haricinde bir kurum ya da makama dayandırılarak yapılan açıklamalara itibar edilmemesi önem arz etmektedir. Nitekim ilimize ilişkin gerçeğe aykırı açıklama yapan bazı kişiler hakkında Rize Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen Türk Ceza Kanunu'nun 213'üncü maddesi kapsamında işlem başlatılmıştır. “diyor.

Vali Çeber haberleri yalanlayamıyor!

Vali Kemal Çeber bu açıklamayı Savcılığın başlattığı soruşturmaya dayandırarak açıklama yapıyor, ancak haberlerle ilgili bir yalanlama yapamıyor çünkü Çebri’in yardımcısı Abdullah Şen, bize tedbirlerin alındığını ihbarların değerlendirileceğini açık bir dille ifade etti.

Biatçı gazetecilerden vali kurtarma operasyonu

Yaşanan gelişmeler karşısında, kamuoyunu bilgilendirme görevi olan sözde bazı gazeteciler ,  halk dilinde,  (Biatçı gazeteciler), Vali Çeber’in açıklamasıyla ilgili, savcılığın soruşturmasına sarılarak,  halkın gerçekleri bilme hakkını yok sayarak,(Rize'de, "Umreden dönen 500 kişinin karantinaya alınmaması tedirginlik yarattı" başlıklı haberi kendilerine ait 2 internet sitesinde yayımlayan 2 kişi hakkında soruşturma başlatıldı) şeklinde, gerçek olmayan bilgilerle haberlerini servis ederek, halkı kandırmaya yönelik, yalan haber yayımladılar. 

Savcılık korku ve panik yaratmaktan soruşturma açtı 

Biat’çı gazeteciler sorgulamadan yalan bilgilerle halkı ve kamuoyunu yanıltmaya çalışıyorlar. İlgili savcılık bizim yayınladığımız haberlerin yalan olduğu gerekçesiyle bizlere soruşturma açmadı. Savcılık ; “Halk arasında korku ve Panik yaratmak Amacıyla “hakkımızda soruşturma açtı. Savcılık soruşturmasında haber kaynaklarımızı ve açıklama yapan şahıslarla kimlerin görüştüğünü sorguladı. 

 Biz yalancı gazeteciler sayın valiye şimdi soruyoruz?

Bütün yaşanan bu gelişmeler karşısında halkın haber alma ve yayma hakkını savunan ve koruyan gazeteciler olarak yolumuza devam edeceğiz.

Şimdi bizleri yalan haber yazmakla suçlayan sayın valiye yalancı gazeteciler olarak

Soruyoruz!

1.Rize ye umreden yaklaşık kaç vatandaş geldi?

2.Umreden gelen vatandaşların sağlık kontrollerinden geçirildiğini söylediniz. Bu vatandaşlara hangi sağlık kontrollerini uyguladınız ve hasta olmadıklarını nasıl tespit edipte evlerine gönderdiniz?

3.Sağlık bakanı “10 bin kişiye test yaptık bunların arasında umreden (23 bin)gelenlerde var” diyor. Siz Umreden Rize’ye gelen 500 vatandaşın kaçına test yaptırdınız?

4.Umreden gelen vatandaşların sokaklarda dolaşmaması konusunda aldığınız tedbirler nelerdir.

5.Sosyal medyada, umreden gelen vatandaşların 14 günlük kritik süre dolmadan ev ev gezdiği, şehirde dolaştıkları, bazı yelerlerde vatandaşlarla tartışma yaşadıkları görülmesine rağmen ne tür önlemler aldınız?

6.Rize Devlet ve Eğitim araştırma hastanesinde yatan hasta var mı?

7.Hastanelerde yatan hasta varsa bunlar arasında pozitif olarak tespiti yapılmış hasta var mıdır, varsa ne gibi önlemler alıyorsunuz?

8.Virüs kapmış ve durumu ağır olan vakaların Rize’de olduğu iddiaları var. Bu iddialar dorumudur?

9.Siyası parti temsilcileri ile meslek ve STK temsilcileri kendilerinin bilgilendirilmediği konusunda açıklamaları var. Kısa süre içerisinde tüm bu iddiaların açıklığa kavuşması için bir basın açıklaması yapmayı düşünüyor musunuz?

Biz yalancı gazeteciler olarak sizden (sağlık bakanı dediği gibi şeffaf  bir şekilde) gerçeklerin gizlenmeden halka açıklanmasını istiyor ve konuyla ilgili uzmanları şu uyarılarını hatırlatmak istiyoruz.!

Ne kadar tehlikeyle karşı karşıyayız bunu bilmemiz lazım

Prof. Dr. Ömer Böke ; “Bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzda her insanın vereceği ilk tepki anksiyetedir. Buradaki en önemli problem var olan tehlikenin ağırlığının olduğu kadar hissedilmesi. Ne kadar tehlikeyle karşı karşıyayız bunu bilmemiz lazım. Öncelikle kamu tarafından doğru bilgilendirilmemiz çok önemli. Biz bilgiyi takip ederken güvendiğimiz çok iyi birkaç kaynaktan takip etmeliyiz. Mesela Aytaç Yalman'ın ölümü konusunda Sağlık Bakanlığı'nın geç açıklama yapması güvenilirlikle ilgili bir zorluk oluşturabilir. Toplum yararı düşünülerek bile yapılacak farklı göstermeler süreci zorlaştıracaktır.

Gerçeği gizlemek kaygı düzeyini artırır, kaotik bir durum oluşur.

Prof. Dr. Raşit Tükel : “insanlar bu dönemde, salgın ile ilgili gelişmelere bağlı olarak çeşitli psikolojik tepkiler verebiliyorlar. Bunları kaygı, endişe, panik, öfke, çaresizlik, şaşkınlık, heyecan, rahatlama, merak gibi sıralayabiliriz.

Artan kaygı ve paniğin giderilmesi, endişe yaratan sorulara yanıt verilebilmesi; sağlık otoritesinin tutarlı ve güven verici bir tutum göstermesi, doğru bilgi vermesi, gerçekliği tam olarak yansıtmasıyla doğrudan ilişkili. Tersi bir durum ise yanıltıcı bilgilere, kurgusal haberlere fırsat veren, belirsizliği ve toplumdaki kaygı düzeyini artıran, kaotik bir duruma yol açıyor.

Salgının doğurduğu korkularımız ve endişelerimizle başa çıkmanın basit ama etkili bir yolu olarak, bilgilerimizi güvenilir kaynaklardan sağlamalıyız. Stres karşısında umudunuzu diri tutmalıyız.

    Yorumlar

EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV