Gürgen köyünde HES sonrası heyelan tehlikesi
14 Temmuz 2020 Salı

FLAŞ HABER, AKP ‘li başkanın eşi ile ilgili habere yasak

Gürgen köyünde HES sonrası heyelan tehlikesi

HES duvarı sel riskini daha da arttırıyor.

22 Haziran 2020 Pazartesi 09:55
Bu haber 2480 kez okundu
Gürgen köyünde HES sonrası heyelan tehlikesi


Köylerdeki talan ve yıkım sürüyor

Gençağa Karafazlı -Kuzeytvnet

HES projesi sonrası Gürgen Köyü Sel Tehlikesiyle Karşı Karşıya.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın baba ocağı Rize'nin Güneysu ilçesinde, Gürgen Köyü'nde Baro Enerji (Baro Enerji Elektrik Üretim Dağıtım Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş) tarafından hukuksuz bir şekilde yürütülen Alicik HES projesi HES inşaatı, taş ocakları ve dere yatağından alınan malzemeler Gürgen Köyünü adeta  bir rant cennetine dönüştürdü.

Köylüler sel tehlikesiyle karşı karşiya

Güneysu ilçesi Gürgen köyünde yapılan Alicik HES inşaatı çalışmaları sırasında derede biriken malzeme büyük tehlike oluşturuyor. Derenin bir yanında metrelerce yükselen HES duvarı son günlerde yağan yoğun yağmurlar sonucu Gürgen köyünün sel tehlikesiyle karşı karşıya kalması köylülerin tepkisine neden oldu.

Köylüler yaşananlara sosyal medya hesaplarından paylaştıkları fotoğraflarla tepki gösterdi.

Gürgen Köylüleri  Baro Enerji (Baro Enerji Elektrik Üretim Dağıtım Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş) tarafından hukuksuz bir şekilde yürütülen Alicik HES projesine karşı çeşitli protesto eylemleri düzenlemiş ardından yargıya başvurmuştu.

Korona gerekçesiyle bilirkişi çalışmadı şirket çalıştı


Köylülerin başvurusu sonra Rize idare mahkemesi bölgede bilirkişi heyetinin çalışma yaparak rapor hazırlanmasını istemişti. Mahkemenin bu kararı sonrası bilirkişi heyeti bölgeye korona virüsü salgını nedeniyle gidip çalışma yapamadı.
Bilirkişi heyeti korona virüsü salgını nedeniyle bölgede çalışma yapamazken şirket yargı kararlarını hiçe sayarak korona salgını ve tedbirleri  süresince çalışmalarına tüm hızıyla bu güne kadar devam etmesi köylülerin tepkisine neden oldu.

Bu proje, hukuken sürdürülemez

Gürgen ve Baş Köylü vatandaşlar yaptıkları açıklamalarda "mücadelemizi sürekli hukuki bir zeminde yürütmeye azami ölçüde özen göstermekteyiz. Vatandaşların demokratik tepkisi süresince hiçbir taşkınlık yapılmamış,. Çünkü inanıyoruz ki, başta ÇED sürecine uyulmayan, hiçbir bilgilendirme yapılmadan, eksik bilgi ve belgelerle oldubittiye getirilmeye çalışılan bu proje, hukuken sürdürülemez durumdadır ve yüce adalet bu konuda gerekeni yapacaktır.

 İnsan sağlığı hiçe sayılıyor

Zaten hukuki bir dayanağı olmadan yürütülmek istenen projede çalışmalar süresince de hiçbir çevre hassasiyetine dikkat edilmemiş, insan sağlığı hiçe sayılmıştır, şuana kadar onlarca pullu alabalığımız öldürülmüştür. Şu ana kadar birçok HES projesi gördük. Ancak böylesini ilk defa gördük. Haydi, ÇED sürecine uymadınız, birçok konuda izin dahi almadınız hukuksuz bir şekilde yaşam alanlarımızda katlettiniz. Bilirkişi korona salgını çalışma yapamadığı bölgede şirket gece gündüz çalışma yaparak yaşam alanlarımızı katletti. İstimlak etmeden  arazilerimiz talan edildi. Hatta bu konuda Karayolları şube müdürü bile, “evet buradaki suç benimdir, kamulaştırma yapılmadan bir kazma bile vurulmamalıydı” diyebiliyor.

Evler taşkınla karşı karşıya

Son günlerde yağan  yoğun yağmur nedeniyle Köyde 4 km uzunluğunda, derenin doğu kenarı boyunca ve yüksek bir perde beton yapıldığından; bu 4 km boyunca bulunan batı kenarında bulunan mahalle ve evler olası sel taşkınına açık hale getirilmiştir. Yine bu perde beton sebebiyle köyün mahalle camisi, cami lojmanı, eski okul binası, mahalle değirmeni, köy halkına ait çok sayıda ev ve sebze meyve tarlaları ile ağaçlar sel tehlikesine maruz bırakılmıştır. Tüm köy halkı bu yaşananlardan endişe duymaktadır.

Dere içerisinde beton dökerek suç işliyorlar

Dere ve su kenarlarında perde beton ile yapılacak yol çalışmaları hukuka aykırı olduğu bilinmektedir. Ancak Karayolları adına çalışma yaptığını beyan eden şirket dere içerisinde suya beton dökmektedir. Bu nedenle; deredeki tüm canlı yaşamını sona erdirmektedir. Balık ölümlerinin temel nedenlerinden biri de budur. Bu ayrıca çok önemli bir suç teşkil etmektedir.

Söz konusu derenin doğu tarafındaki taşların sökülmesi ve alınması, perde beton yapılması ile dere ıslahının bir faydası kalmadığı gibi derenin batı tarafı için daha büyük tehlikeler oluşmuştur. Kısacası onlarca iş makinesi ve kamyonla, bir köy, bir yaşam alanı tahrip edildi, yaşanmaz hale getirilmek istendi. Bu katliama karşı hukuki mücadelemiz sürdürmeye kararlıyız” denildi.


    Yorumlar

EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV