Erdoğan'ın köylüleri yaşam nöbetine devam ediyor!!!
05 Nisan 2020 Pazar

Rize Milletvekili “Kendirli beldesinde 6 vaka var” açıklaması tepki çekti

Erdoğan'ın köylüleri yaşam nöbetine devam ediyor!!!

29 Ocak 2020 Çarşamba 15:46
Bu haber 953 kez okundu
Erdoğan'ın köylüleri yaşam nöbetine devam ediyor!!!

Erdoğan’ın köylüleri yaşam nöbetine devam ediyor 

Gençağa Karafzlı-Rize 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın baba ocağı Rize'nin Güneysu ilçesinde, Gürgen Köyü'nde yaşayanlar, Baro Enerji (Baro Enerji Elektrik Üretim Dağıtım Pazarlama Sanayi ve Ticaret A.Ş) tarafından hukuksuz bir şekilde yürütülen Alicik HES projesine karşı çeşitli protesto eylemleri düzenlemiş ardından yargıya başvurmuştu.

Gürgen köylülerinin bütün tepkilerine rağmen şirketin çalışmalarına devam etmesi üzerine

Köylüler geçen hafta HES şantiyesini bastı, iş makinelerini çalışma sahasından zorla çıkartmış ardından köylüler çalışmaları engellemek için nöbet tutmaya başlamıştı.

Gece gündüz HES nöbeti

Gürgen köylülerinin HES karşıtı başlattığı mücadele ülkenin birçok bölgesinde destek görürken şirketin her an geri gelebilme ihtimaline karşı bir haftadır gece-gündüz, yağmur, çamur, kar demeden nöbet tutmaya devam ediyorlar. 

Balık ölümleri başladı.

HES çalışmalarının yürütüldüğü alanda nöbetlerine devam eden köylüler yağan karın erimese sonrası yaşanan balık ölümlerine de dikkat çektiler. Köylüler yaşam alanlarının nasıl yok olduğuna dikkat çekmek için çalışmalar sonrası vadide buluna onlarca pullu alabalıkların öldüğünü fotoğraflayarak sosyal medyada paylaştılar.

Kesin sonuç alana kadar nöbete devam

Yaşananlarla ilgili bir açıklama yapan Handüzü Yaylası Kültür Çevre ve Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği başkanı Ceyhun KALENDER, Güneysu Gürgen Köyünde Alicik HES projesinin talanına karşı verilen mücadele toplumun her kesiminin, her siyasi görüşe sahip insanının ortak çığlığına dönüşmüş durumdadır. Çünkü küçücük bir derenin onlarca iş makinesiyle altının üstüne getirilmesine hiçbir insan rıza gösteremezdi. Bunun, için bize emanet edilen bu cennet vatan köşesini korumak için nöbetimiz kesin sonuç alınana kadar devam edeceğiz.

Bu proje, hukuken sürdürülemez

Biz başta Gürgen ve Baş Köylü vatandaşlar olarak bu mücadelemizi sürekli hukuki bir zeminde yürütmeye azami ölçüde özen göstermekteyiz. Vatandaşların demokratik tepkisi süresince hiçbir taşkınlık yapılmamış, hiçbir iş makinesine en ufak bir zarar verilmemiş, hiçbir çalışana sözlü veya fiili saldırı olmamıştır.Çünkü inanıyoruz ki, başta Çed sürecine uyulmayan, hiçbir bilgilendirme yapılmadan, eksik bilgi ve belgelerle oldubittiye getirilmeye çalışılan bu proje, hukuken sürdürülemez durumdadır ve yüce adalet bu konuda gerekeni yapacaktır.

Şirket yetkilisi önüne geleni şikâyet ediyor

Oluşan bu tepkiler karşısında panikleyen ve çalışma alanında ve hukuken elinin zayıfladığını gören şirket yetkilisi N. K. elini güçlendirmek, vatandaşlara gözdağı vermek, zaman kazanmak amacıyla olur olmaz herkes hakkında suç duyurusunda bulunarak hukuki süreci sulandırmak istemiştir. Öyle ki çalışma alanına hiç uğramamış insanları, çalışma alanından geçerken olup bitenlere bakmak isteyenleri ve konu ile ilgili konuşmak için çalışma alanına çağırdığı insanları bile şikâyet ederek aynı zamanda iftira suçu (TCK m.267) işlemiştir.

Avukatımızın arkasındayız

Örnek olarak, bu süreci mahkemeye taşıyan vatandaşların vekili olan Sayın Avukat Remzi Kazmaz, olay yerine hiç uğramamış olmasına rağmen hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Şunu belirtmek isteriz ki, Gürgen ve Baş Köy sakinleri olarak sonuna kadar avukatımızın arkasındayız ve bu süreci birlikte yürütmekte kararlıyız. Bu konuda haksız yere şikâyet edilen vatandaşlar olarak, ilgili kişi hakkında iftira suçu (TCK m.267) işlediği gerekçesiyle de dava açacağımızı belirtiriz.” 

Hiçbir çevre hassasiyetine dikkat edilmemiş balık ölümleri de başladı

Zaten hukuki bir dayanağı olmadan yürütülmek istenen projede çalışmalar süresince de hiçbir çevre hassasiyetine dikkat edilmemiş, insan sağlığı hiçe sayılmıştır, şuana kadar onlarca pullu alabalığımız öldürülmüştür. Şu ana kadar birçok HES projesi gördük. Ancak böylesini ilk defa gördük. Haydi, ÇED sürecine uymadınız, birçok konuda izin dahi almadınız hukuksuz bir şekilde yaşam alanlarımızı katlettiniz.

Başta altı ay boyunca, size yol yapıyoruz, diye vatandaşlar kandırıldı.

İstimlâk etmeden vatandaşların arazileri talan edildi. Hatta bu konuda Karayolları şube müdürü bile, “evet buradaki suç benimdir, kamulaştırma yapılmadan bir kazma bile vurulmamalıydı” diyebiliyor.

Çoluk çocuğun can güvenliği yok

Çalışmalar çerçevesinde taş taşıyan kamyonlar taşıdığı büyük taşların araçlardan düşmemesi için hiçbir tedbir alınmadığı gibi yol güzergâhında da hiçbir tedbir alınmamıştır. Kamyonların bu şekilde çalışması köy halkının ve özellikle çocukların can güvenliği için çok büyük tehlike oluşturmaktadır.Söz konusu taşların taşındığı köy yolları ve köprüleri, bu ağırlıktaki taşların taşınması için yeterli değildir. Gerekli tedbirler alınmadan fiziken yetersiz yollarda yapılan bu taşımalar Karayolları Trafik Kanununa ve Karayolları Trafik Yönetmeliğine aykırıdır.

Köylülerin teleferikleri tahrip edildi

Bu çalışmalar çerçevesinde köy halkı tarafından kullanılan ve özel kişilerin mülkiyetinde olan birçok teleferik tahrip edilmiş ve kullanılamaz hale getirilmiştir. Yollar sürekli çamur ve yürünemez haldedir. Öğrenciler çamur içerisinden yürüyerek servislerine binebilmektedir. Köyün halı sahasının giriş ve çıkışları bu çalışmalar sebebiyle kapanmıştır, halı saha kullanılamaz hale gelmiştir.

Evler taşkınla karşı karşıya

Köyde 4 km uzunluğunda, derenin doğu kenarı boyunca ve yüksek bir perde beton yapıldığından; bu 4 km boyunca bulunan batı kenarında bulunan mahalle ve evler olası sel taşkınına açık hale getirilmiştir. Yine bu perde beton sebebiyle köyün mahalle camisi, cami lojmanı, eski okul binası, mahalle değirmeni, köy halkına ait çok sayıda ev ve sebze meyve tarlaları ile ağaçlar sel tehlikesine maruz bırakılmıştır.

Dere içerisinde beton dökerek suç işliyorlar

Dere ve su kenarlarında perde beton ile yapılacak yol çalışmaları hukuka aykırı olduğu bilinmektedir. Ancak Karayolları adına çalışma yaptığını beyan eden şirket dere içerisinde suya beton dökmektedir. Bu nedenle; deredeki tüm canlı yaşamını sona erdirmektedir. Balık ölümlerinin temel nedenlerinden biri de budur. Bu ayrıca çok önemli bir suç teşkil etmektedir.

Söz konusu derenin doğu tarafındaki taşların sökülmesi ve alınması, perde beton yapılması ile dere ıslahının bir faydası kalmadığı gibi derenin batı tarafı için daha büyük tehlikeler oluşmuştur. Kısacası onlarca iş makinesi ve kamyonla, bir köy, bir yaşam alanı tahrip edildi, yaşanmaz hale getirilmek istendi. Bu katliama karşı hukuki mücadelemiz kararlı direnişimize devam etmeye kararlıyız” dedi.

Yurttaş Kazım nöbette

Gürgen köylülerinin başlattığı nöbete ahırdaki ineğini satıp HES projesini iptal ettirten yurttaş Kazim olarak bilinen Kazim Delal’da destek verdi. Delal nobet tutan köylülerin yanına giderek nöbet tutu.









    Yorumlar

EN ÇOK YORUMLANANLAR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV