Devrilen tır’daki çayın üzerindeki sis perdesi kalkmadı.
14 Temmuz 2020 Salı

FLAŞ HABER, AKP ‘li başkanın eşi ile ilgili habere yasak

Devrilen tır’daki çayın üzerindeki sis perdesi kalkmadı.

Kaçak çayın Susurluk’u olduğu öne sürülen Ahmet Ercel, adeta bir sır küpü

18 Haziran 2020 Perşembe 23:42
Bu haber 3366 kez okundu
Devrilen tır’daki çayın üzerindeki sis perdesi kalkmadı.
İkizdere’de yabancı çay yüklü TIR’ı devrilen yollara saçılan tonlarca ‘Rize’nin Susurluk’u ‘ olarak anılan çayın sahibi Ahmet Ercel, on yıldır yurt dışından çay getiriyormuş ancak ne kadar çay getirdiğini, müşterilerinin kim olduğunu bilmiyor!

Gençağa KARAFAZLI-Kuzeytvnet -Özel Haber -

İran’dan yurda sokulan çayın sahibi Ercel,  çayı 5 kg paketlerle satacağını ancak kimlere satacağından habersiz! Bu çayın alıcısı hala ise meçhul.
Ercel, RTB başkanı M. Erdoğan’ı tanımıyorum dedi ama ona sık sık teşekkür ve takdirde bulundu. Acaba bu övgüler, görevi olmadığı halde bu çayın kaçak olmadığını açıklama ihtiyacı hisseden Mehmet Erdoğan’ın neden açıklama yapmayı üstlendiğini açıklar mı?

CHP de dostları olduğunu belirten ve yabancı menşeli çayın sahibi gözüken Ahmet Ercel, bu çayla ilgili açıklamalar yapıp, suç duyurusu ve çeşitli girişimlerde bulunan CHP’den neden rahatsız olduğunu yeterince ifade edemedi.

Rize nabız ve Kuzeytvnet muhabirlerinin özel Röportaj yaptığı ithal çayın görünürdeki sahibi Ahmet Erçel’in muhabirlerimizin sorduğu hiçbir soruya sağlıklı bir cevap verememesi ayrica,TIR  gidiş güzergahı konusunda “bu durum beni ilgilendirmez TIR Gümrük ve emniyetçe takip ediliyor ben karışmam” şeklinde cevap vermesi ve sahibi olduğunu iddia ettiği çayının hala nerede ve kimlerin deposunda olduğunu bilmemesi olaydaki ‘çay başkasınındır’ iddialarını güçlendirecek nitelikte gözüküyor.

İşte Rize ‘nin ‘Susurluk’u’ olarak kayıtlara geçen Ahmet Ercel adlı sözde ithalatçı ile muhabirlerimizin yaptığı o çelişkilerle dolu röportajın detayları: 

Yurt dışından ne zamandan beri yabancı çay getiriyorsunuz?
Getirdiğiniz çayların müşterisi kim? Rizeli müşterileriniz var mı?

-Benim işim İthal çay
Yaklaşık on yıldır ithal çay işi yapıyorum.  Gümrüklerinden alıyorum zaman zaman yani ihale usulüyle alıyorum. İşim çay, ana işim çay. Bazen Türkiye’ye ithal ediyorum hatta zaman zaman yurt dışına Kırgızistan’a ihracatım var, Suriye’ye gönderiyorum. Yani birkaç kişiye daha gönderiyoruz. 
Benim şöyle bir görüşüm var gerek duyulduğu zaman insanlar ister. İthalatçı firma mesela ben bunu getirdim ben bunun satışını yaptıktan sonra elimdeki biterse tekrar giderim. Bitmezse de istemem çünkü o riske girmem.
Benim İstanbul’a şubem var ben bunu paketleme yapan insanlara satıyorum. Bu normalde 5 kiloluk olarak paketlemecilere satılır. Diyelim ki b firması gelir senden bir ton alır c firması gelir hani bunu sadece paketleme olan firmalara satıyorum. Tütün ürünleri de satış belgesi olanlara satılır bu insanlara arz edilir. Rizeli müşterimde olmuştur hatırlamıyorum.
Çayım Srilanka çayıdır
Çay şimdi bütün dünya ülkelerinde örneğin ben Sri Lanka’dan genelde alır benim firmam ama ticaret farklı bir şeydir. Yani farklı ülkelerden olur, farklı yerlerden olur ama çay Sri Lanka çayıdır zaten üstünde de yazar.

Çay Paketleme Fabrikanız var mı?

-İşler ters gitti paketlemem artık yok
Paketlemelere satıyorum. Aslında daha önce vardı benim paketleme bu yıl işlerim biraz ters gitti. Bu üçüncü arabamdır ithal ettiğim.
Çaycılar birbirlerine rakiptir birbirlerini sevmezler detayına indiğin zaman tabi ben bunu haber olsun diye söylemedim.

Gümrüklerde el konulan kaçak çaylarla ilişkiniz nedir? 

-Ben, gümrüklerde olan yabancı çayların ihalesine giriyorum. Onlardan da alıyorum.

Çayınız Kaçak diyorlar! Kaçak değil diyorsunuz?

-Çaya kaçak süsü verdiler. Habere gelince; ben normal bir ithalatımdaydım sonra baktım ki gazetelerde işin boyutunu başka yerlere çekiyorlar, kaza değil de bir kaçak süsü vermeye çalıştılar. Bu da üzücü bir şey. 
Örneğin orada insan güvenlik güçlerine bir sorar gerçeği nedir ama insanın ticari veya şirketini zedelemesinin bir gereği yoktur insan ister istemez üzülür.

Olaydan sonra neden hemen Rize’ye gitmediniz?

-Kaza sonrası Rize ye gitsem de müdahalem olmazdı
Sonuçta kaza yapan tır şoförü öldü baba oğuldu. Bunu zaten oradan haber yaptılar. Ve oradan jandarma ve kimse.. Bilmiyorum ben jandarma olarak gördüm çünkü görüntülü olarak aradım kaza esnasında ben Adana da oturuyordum Adana’da değildim. Birazda biliyorsunuz rahmetlik oldu tır şoförü yani benim kontrolümde değildi o mal ben gelseydim de Rize’ye her hangi bir müdahale edemezdim. Çünkü gümrük mahiyetinde gümrükçüyü aradım hatta gümrükçüm de beni aradı, müşavir. Dedi ki, Rize gümrüğü müdahale etmiş, jandarma orda, bunları kaldırıp gümrüğe getiriyoruz. Gümrüğe gitmesi gerekiyordu benim o çaya müdahale etme şansım yoktu, aynı zamanda da teminat bağlıydı.


CHP’nin konuyla ilgili suç duyurusu oldu, Meclis gündemine geldi. Durum anlattığınız gibi ise neden bu denli tepki göstersinler?

-Siyasi malzeme olarak kulandılar.
Biliyorsunuz 4 ton çay döküldü heba edildi bide bunun üzerine bazı bunu bir siyasi malzeme olarak kullanılması bazı kesimlerin yani üzücü bir olaydı. CHP’yi genelini şey etmeyeyim CHP özellikle avukat caymanmıydı neydi, CHP  il başkanı ve birde  Trabzon milletvekili Ahmet kaya. İnan ki yani bir vatandaş olarak çok çok üzüldüm. Yani keşke bir haber yaparkene sorsalar daha doğrusunu yapsalar, vatandaşı da yanıltmasınlar yani illaki oradaki arkadaşlarımız vardır hemşerilerimiz vardır hepsi dostlarımızdır yani. Yani onları da şey etmesşnler onlarda çaycılar. 

4 ton çayımız heba oldu diyorsunuz, kimileri de eksik beyanda bulunduğunuzu iddia ediyor,kayboldu mu yani bu miktar çayınız?

-Kaybolmadı raporlara göre bir kısmı kaza yapılan yerde, her halde sağ taraftaki bir duvara sıyrılmış, dökülmüş ya da kullanılmayacak durumda bir kısmı da yırtılmış onları kurtarabilirsek kurtarırız kurtarmazsak da imhaya veya geri iade ederiz.

Çaylarınız nerede haberiniz var mı? Özel bir depoya kondu deniliyor? 

-Kesinlikle özel bir firmasının deposunda değil, gümrük kendi deposuna aldı, kesinlikle bu tespit edilir. Mümkün değil devlet bunu özel bir depoya koymaz.

-Siz bir tütün şirketisiniz Yurt dışından çay ithal izniniz var mı?

-Çay ithal etme hakkım yok diyorlar yalan.
Onu da yalan söylüyorlar benim hatta İstanbul’da şubem var, Adana’da var şeyim var tarım bakanlığı ruhsatım vardır. Tarımdan aldım, ilgili birimlere vergimizi ödüyoruz. Yani benim şirketimde her hangi bir şey yazıyorsa hepsi mevcuttur. Gümrük dışından istediğiniz şeyi yani kotalı olmayan misal ben sigaraya girmedim yani kağıt firması da olsa bir sürü eşya ithal edebilirsin vergisini ödedikten sonra.

-Tır neden resmî güzergahtan değil de İkizdere üzerinden Rize’ye geliyordu?

-Rize ye giden çayın güzergâhı beni ilgilendirmiyor 
Gümrük girişinde bir rota verilir, araca kaçakçılık istihbarat müdürlüğünde takip cihazı takılır, gümrükten girdiğinde araca bir rota verilir, şu yoldan gidilir diye. O rotadan çıkıldığında o araba pert olunur. Yani bu benim kontrolümde değildir tamamen devletin kontrolündedir, devletin gözetimindedir yani gümrük gözetimindedir.
Çayım hangi depoda olduğunu bilmiyorum
Ben şu anda hangi depoda olduğunu bilmiyorum, gümrük kontrolündedir gümrük deposunda kendi deposunda olduğunu biliyorum ve çay değerlendirilmeden bakma şansım Türkiye’de yok. Gelir gümrükte analize girer analiz sonucu belli olur artı veya eksi olur. Analizi uygunsa vergisi ödenir piyasaya girilir değilse geri, yurt dışına iade edilir. Yani şahıs müdahale etmez transit bir maldır. 
Gümrük müşavirim işler tamamlanınca bana telefon açar şu miktarda para ödersiniz ücreti olarak. Bunu sonuçlandığı zaman zaten o günkü kur fiyatı neyse TL gönderilir yüzde 145 vergisi çıkar artı bunun KDV si vardır yüzde 8.

Getirdiğiniz bu çayı ne yapacaktınız?

-Bu çay pahalıdır nazik içicileri vardır
İstanbul’da bir kısım insanlar içer, bunun çok nazik içicileri vardır. Bunun fiyatı biraz yüksektir. Belli insanlara hani örneğin kapalı çarşıda gezdiğin zaman bazı yerlerde işte ithal çay yazar fiyatı farklıdır 10 dolar bize maliyetidir yaklaşık olarak piyasa değeri 12 dolar 13 dolara satılır serbest piyasa olduğu için ben normalde bir dolar karla satarım. Yani Rize’den fiyatları üç kat farklıdır gümrük şeyine girerseniz eğer ortaya çıkar. 

-Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan’a neden teşekkür ettiniz?

-RTB başkanı Erdoğan saygı dilediğim bir insandır
Rize Ticaret Borsası başkanı, Ya ben Mehmet Erdoğan’ı tanımam Sayın Mehmet Erdoğan’ı tanımam ama saygı dilediğim bir insandır.
Şöyle saygı dilediğim bir insan. Çünkü gazete manşetlerine baktığınız zaman hani bu bir yanılgıdır yani en azından o adam bir yanlış haber yapmadı. Ve ona da teşekkür ettim. Bugün karşımda bir masada da otursa Allah yukardadır ki ben tanımam ne konuştuğum vardır ne tanışıklığım vardır kesinlikle ama insani boyutu doğru olduğu için teşekkür ettim. Siz olsanız teşekkür etmez misiniz. Yani bir ortamdasın beş kişi yalan söyler bir tanesi doğru söyler doğru söyleyen dünyanın neresinde olursa olsun karşına çıktığı zaman saygı dilersin adını duyduğun zaman her türlü bir hürmet teşekkür gösterirsin ismine dahi.

Ne kadar çay ithal ettiniz? 20 firma var dediniz tahminen ne kadar ithal çay ediliyor Türkiye ye?

-Bu üçüncü arabamdır ithal ettiğim.Çaycılar birbirlerine rakiptir birbirlerini sevmezler detayına indiğin zaman tabi ben bunu haber olsun diye söylemedim.
En küçük firma benim öyle diyeyim. Çok fazla bilmiyorum herkesin ticareti gizli olduğu için kimse kimseye söylemiyor...

    Yorumlar

EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV