17 Ekim 2017 Salı

Çay TV sahibi Külünkoğlu hakkında FETÖ'dan suç duyurusu

“DEVLET ÇOCUĞUMU GASP ETTİ”

07 Ekim 2017 Cumartesi 11:33
Bu haber 278 kez okundu
“DEVLET ÇOCUĞUMU  GASP ETTİ”

 Çocuğu elinden alınan annenin isyanı

“DEVLET OĞLUMU GASP ETTİ”

 

Ahlaksızlıkla suçlanan 1 yıl önce çocuğu elinden alınan anne Tekirdağ ilinde bir yurda yerleştirilen oğlunun 5 günden beri kayıp olduğunu iddia ederek İHD ye baş vurdu.

Gençağa Karafazlı / Rize – Evrensel Özel Haber

Mahalle bakkalından para çalan 11 yaşındaki çocuğu elinden alınan anne hukuk mücadelesi başlattı. Mahkeme çocuğu anneden alırken gerekçe olarak, rehber öğretmenin komşulardan duyduğu dedikodularla hazırladığı, annenin çocuğa “gayrı meşru ilişkilerle yaşam sürdürerek baktığı” raporu gösterdi. 

Yerel mahkemelerin aleyhine kararlar vermesine karşı Anayasa Mahkemesi’ne başvuran anne, Gülay Saymaz, çocuğunun mahkeme kararıyla 6 ay kendisinden alındığını ancak bir yıl oluyor çocuğunu hala kendisine verilmediği gibi 5 günden beri çocuğunun kayıp olduğunu iddia ederek İnsan Hakları Derneği (İHD) Rize Temsilciliğine başvurarak hukuki yardım talebinde bulundu.

ŞİDDET GÖRÜNCE EŞİNDEN AYRILDI

Aslen Artvin Şavşat ilçesi nüfusuna kayıtlı olan Artvin Arhavi ilçesinde 3 erkek çocuğuyla yaşamını sürdüren Gülay Saymaz, 11 yaşındaki çocuğunun mahalle bakkalının kasasından çaldığı para sonrası yaşamı adata zehir oldu.

2008 yılında resmi nikah yaptırılacak vadiyle Kütahya da Muzaffer E. ile evlenen bu evlilikten 3 erkek çocuk sahibi olan Gülay Saymaz (36) adlı anne eşi tarafından sürekli olarak aşağılanması, kendisine ve çocuklarına yönelik şiddet uygulanmasına karşı çıkarak kaçıp yaşadığı Artvin Arhavi ilçesi Asliye Hukuk Mahkemesine baş vurarak imam nikahlı eşi Muzaffer E’yi dava etti.

Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesi 22.03.2011 tarihli gerekçeli kararında; “Davacının davasının kısmen kabulü ile davacı ile davalının müşterek çocukları olan Onur, Oktay ve Ozan  Ertuğrul’un  velayetlerinin anne Gülay Saymaz’a bırakılmasına, çocuklar için ayrı ayrı  125,000’er TL nafakanın  dava tarihinden sonra işleyecek olan yasal faizleriyle birlikte davacı Gülay Saymaz’a verilmesine karar verilmiştir.” ifadeleri yer aldı.

Mahkemenin bu kararına karşı tarafların itiraz etmemesi üzerine karar 20-05-2011 tarihinde kesinleşmiş oldu.

ANNE SAYMAZ 3 ÇOCUĞUYLA YAŞAM MÜCADELESİNİ SÜRDÜRDÜ 

Mahkeme kararı sonrası 11,12 ve 13 yaşında olan 3 çocuğuyla Arhavi ilçesinde yaşam mücadelesi sürdüren Gülay Saymaz’ın, 11 yaşındaki en küçük çocuğunun mahallede ki bir bakkal dükkanının kasasından arkadaşlarıyla (40 TL) para çalmasıyla yaşamı adeta alt üst oldu.

Rize İnsan Hakları Temsilciliğine başvurarak yardım isteyen anne Gülay Saymaz, müracaat dilekçesinde yaşadıklarını şu şekilde aktardı:

“Eşim ile tanıştıktan sonra Kütahya ilinde yaşamaya başladım. Çiftlik işleri yapıyorduk. Her gün bir köle gibi bağ bahçede çalıştım durdum, yıllarca bu böyle sürdü. Çalışmam yetmezmiş gibi eşim bana ve çocuklarıma sürekli şiddet uygulamaya başlamıştı, artık bu hayatı çekemeyeceğimi anladım ve çocuklarımı alarak memleketim olan Artvin’in Arhavi ilçesine geri dönerek yaşamaya başladım.

İş bulamadım çünkü okumam yazmam yoktu. Babamın emekli maaşı ile Artvin Sosyal Yardımlaşmadan aldığım paralarla çocuklarımı bakmaya ve okutmaya başladım.

Bir gün polis memurları çocuğumun bir bakkal dükkânından para çaldığını söyleyince adeta şok oldum. Bakkal sahibine giderek çocuğumun çaldığı paranın miktarını sordum; bana önce 40 TL dedi, sonra 400 TL deyince ben de 400 TL parayı polis merkezine giderek ödedim. Bakkal sahibi, sonrasında bana 4 bin lira parasının kaybolduğunu söyleyerek adeta fırsatçılık etti. Ancak ben tutanakla ilk söylediği rakamı teslim etmiştim.

“BAKKAL DAVACI OLDU, OĞLUM HAKKINDA DAVA AÇILDI” 

Parayı ödememe rağmen bakkal sahibi oğlum hakkında davacı oldu ve oğlum O.E (11) hakkında Arhavi Cumhuriyet Savcılığı (koruyucu ve destekleyici tedbirlerin uygulanmasına yönelik) dava açılmasını istedi.

Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesi (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla) ilgili savcılığın talebi doğrultusunda 30.06.2016 tarihinde dava açtı.

Bu dava kapsamında mahkeme İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bir yazı yazarak “Suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu” düzenlemesi için bilirkişi görevlendirilmesini istedi. Millî Eğitim Müdürlüğü bilirkişi olarak Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen Merve Arslan’ı görevlendirdi.

“REHBER ÖĞRETMEN HAYATIMI MAHVETTİ”

Rehber öğretmen hazırladığı raporda benimle ilgili şunları söyledi:

“Gülay Saymaz’ın Türk aile yapısına uygun ve ahlaki değerlerle bütünleşen bir yaşantısının olmadığı, ekonomik kazancını yüz kızartıcı biçimde elde ettiği ve yalan, dolandırıcılık, iftira gibi  davranışları yaşam şekli haline getirdiğini, komşularından  Gülay Saymaz  ve  Ozan E. ile ilgili  bilgi alınmak istendiğinde görüşmeyi reddedip “O kapı sağlam kapı değil, oradan hayırlı iş çıkmaz, orda çocuk da yetişmez, onlar hakkında konuşmam” şeklinde  ifadelerde bulundukları, okuldan alınan bilgilerde ise Ozan’ın genel olarak aklı başında olduğu fakat asi davranışlar sergilediği, yalan söylediği, herhangi bir ruhsal bozukluktan değil, yanlış eğitim, yanlış yönlendirme, yanlış model, çocuğun psikolojik, fiziksel ve cinsel  gelişimine uygun olmayan bir ev  ortamında  büyümesinden  kaynaklandığını, kendisiyle yapılan görüşmelerden sonra çevre ile  yapılan görüşmelerde sabıka kaydındaki  dosyalarda göz önünde  bulundurulduğunda; Gülay Saymaz’ın  sürekli yalan söylediği ,sürekli adres değiştirdiği, geçimini yüz kızartıcı işlerle sağladığı, bunu yaşam  biçimi haline  getirdiğini, çocuk yetiştirmeye uygun bir ev ortamı oluşturmadığı, ebeveyn olmaya  uygun bir birey olmadığı sonucuna varıldığı,  öğrencinin yalan, iftira ve hırsızlık davranışlarında bulunmasında annesinin rol model olduğunun ortada olduğunu, olumsuz davranışlarını değiştirme  okuluna ,sınıfına  ve topluma  uyum sağlama  konusunda  davranış değişikliği için danışmanlık tedbiri verilmesinin uygun olduğunu, çocuğun Gülay Saymaz’ın bakım ve korumasından alınarak danışmanlık tedbiri uygulanmasının daha etkili ve verimli olacağı beyan edilmiştir.” 

Rehber Öğretmen mahkemeye bu akıl almaz, yalan, dolan ve iftira içerikli, gerçek dışı raporu sunarak, mahkemenin oğlumu 6 ay süre ile benden almasına sebep oldu. Mahkeme oğlum için danışmanlık tedbiri uygulanmasına 21.11.2016 tarihinde karar verdi.”

“OĞLUM ARTVİN’DE İŞKENCE ÇEKTİ”

Mahkemenin bu kararı sonrası hukuk mücadelesi başlatan anne Gülay Saymaz, kararın ardından gelişen süreci şu şekilde aktardı:

“Mahkemenin kararı sonrası evde kalan diğer iki oğlumla çok büyük bir hüzün yaşadık. Şok olduk. Oğullarım büyük üzüntü duydu. Olup bitene inanmak istemediler. Diğer çocuklarımın da yaşı küçük Devlet o zaman onları da benden alsın baksın.

“OĞLUM 15 GÜN KARANLIK ODADA TUTULDU”

Oğlum Artvin Sosyal Hizmetler Yurdu’na götürüldü. Orada 15 gün kaldı ama adeta işkence hayatı çekti. Oğlumla konuştum, hatta ses kayıtlarını bile yaptım, oğlumun bana anlattıklarına inanamadım. Daha iyi eğitilecek olan, daha iyi bakılacağı söylenen oğlum 15 gün karanlık odada yaşam sürdürdü. Anlattıklarını hep kaydettim oğlum, orada çok mutsuz olduğunu, eve gelmek istediğini söyledi ancak tüm müracaatlarım boşuna, mahkeme kararı olduğu, o nedenle oğlumu bana veremeyeceklerini söylediler.

“6 AY DOLDU, ÇOCUĞUMU HALA VERMEDİLER”

Oğlum 15 gün Artvin’de kaldıktan sonra Tekirdağ Süleymanpaşa Sevgi Evleri Çocuk Yuvası ve Kız Yetiştirme Müdürlüğü’ne götürüldü. Burada hocalarıyla görüştüm, oğlumun yanıma gelmek istediğini söylediler. Oğlumla görüştüm, “Anne beni al buradan” diyor. Altı ay doldu nerdeyse bir yıl olacak ancak oğlum hala bana verilmedi. Yasa gereği oğlumun oturduğum Rize iline yakın bir ile gönderilmesi için dilekçe verdim ama aylar oldu dilekçeme hala cevap alamadım. Şimdi ise oğlumun akiibeti belli değil  aradığımda bana verilen cevap şu “oğlundan 5 gündür haber alamıyoruz” benim oğlumun başına bir şey mi geldi ne oldu diye merak ediyorum.Evde kalan 2 oğlum kardeşlerini göremedikleri için üzgünler, psikolojileri bozuldu. Ben ise hangi kapıyı çaldıysam elim boş geri geldim. Aylardır uğraşıyorum ama çocuğumu alamıyorum, bu nasıl adalet?” 

“REHBER ÖĞRETMEN HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUM”

Gülay Saymaz, Arhavi Milli Eğitim Müdürlüğü’nün görevlendirdiği ve kendisi hakkında “geçimini yüz kızartıcı işlerle sağladığı, bunu yaşam biçimi haline getirdiği, sabıkalı” şeklinde rapor hazırlayan rehber öğretmen Merve Arslan’ın yalan ve gerçek dışı iftiralarda bulunduğu gerekçesiyle avukatıyla Arhavi Cumhuriyet Savcılığına giderek hakkında suç duyurusunda bulundu.

Saymaz; “Öğretmen Arsan’ın hazırladığı rapor beni çok aşağılamıştı. Rapor baştan sona kadar yalan dolan ve iftira ile dolu. Bir kere benim sabıka kaydım yok (ilgili savcılıktan sabıkası olmadığına dair aldığı kayıtları gösteriyor). Hırsızlığım nerede görülmüş? Bu konuda nerede, hangi mahkemede yargılanmışım? Raporda bir komşumun hem konuşmak istemediğini belirterek hem de onun konuştuklarını aktararak benim “geçimimi yüz kızartıcı işlerle sağladığımı, bunu yaşam biçimi haline getirdiğimi” belirtiyor.

Benim yüz kızartıcı bir suçu işlediğimi nasıl belgelemiş bu öğretmen? Bu ülkede dul kalan her kadının çocuklarıyla tek başına yaşam mücadelesi sürdürmesi neden yüz kızartıcı bir suç olarak görülüyor? 

Ben babamın emekli maaşı, sosyal yardımlaşmadan aldığım yardım ve özelde çalışan büyük oğlumun aldığı maaş ve bazı aile yakınlarımın katkılarıyla 3 gencecik çocuğumu okutmaya, büyütmeye, onlara bugüne kadar annelik etmeye çalıştım. Onları utandıracak hiçbir ahlaksızlığın içerisinde olmadım, olmam da. Ben yaşamımda eşinden sürekli şiddet gören bir kadınım, bundan sonraki yaşamımı çocuklarımı adamışım.

Diğer çocuklarımın yaşları da tutmuyor, onlar da reşit değil madem, ben iyi bir anne değilim madem peki onlar neden benden alınmadı merak ediyorum?” diyerek Arhavi Cumhuriyet Savcılığına giderek Rehber öğretmen hakkında suç duyurusunda bulundu.

“SAVCILIK KOVUŞTURMAYA YER YOK DEDİ, ANAYASA MAHKEMESİ’NE GİTTİM”

Saymaz; “Şikâyetim sonrası savcılık kovuşturmaya yer olamadığına dair karar aldı. Ben çocuğumu alana kadar hukuk mücadelemi sürdürmeye kararlıyım. Anayasa Mahkemesi’ne başvurdum, İnsan Hakları Derneği’ne başvurdum. Türkiye’den sonuç alamazsam Avrupa İnsan Hakları mahkemesine kadar gideceğim ben çocuğum olmadan asla yaşayamam”  diyen Anne Saymaz geçen ay yeniden ilgili mahkemeye baş vurarak 6 aylık sürenin dolduğunu ve çocuğunun kendisine verilmesini talep etti ancak geçen süre içerisinde konuyla ilgili kendisine hiçbir cevap verilmediği öğrenildi.

İHD: OLAYIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

İHD Rize temsilcisi Günay Karafazlı, “Anne Gülay Saymaz Rize İHD temsilciliğimize dilekçeyle başvuru yaptı. Bu başvuruyu derneğimizin genel merkezine ilettik. Derneğimizin çocuk komisyonu anne Saymaz’ın sunduğu bilgiler ve belgeler doğrultusunda çalışma sürdürüyor ancak ortada bir mahkeme kararı var. Mahkemenin koyduğu 6 ay gibi bir süre dolmuş bu durumda çocuğun anneye verilmesi gerekir veya mahkeme yeniden bir karar alması gerekir ki böyle bir kararın alınmadığını görüyoruz.

Eşinden şiddet gördüğünü iddia eden, çocuklarıyla normal bir yaşam sürdüren bir annenin iddia ettiği gibi hakkında somut olmayan bir takım ahlaki suçlamalarla karşı karşıya kalması ve bu gerekçelerle annesinden ayrılmak istemeyen bir çocuğun annesinden alınmasını doğru bulmuyoruz.

Bu yaşananlarda, ülkemizde eşinden sürekli şiddet gören ve ayrılan bir kadına devletin bakış açısını görmek de aslında mümkün. Onun bunun demesiyle bir kadın çok çabuk ahlaksız ilan edilebiliyorsa burada düşünmek ve sorgulamak lazım. Biz İHD olarak 3 yaşı tutmayan çocuğuyla zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren Gülay Saymaz annenin yanındayız ve olayın takipçisi olacağız” dedi.

468x60 -->

    Yorumlar

Admatic Scroll 300x250 Ad Code START --> Admatic Scroll 300x250 Ad Code END -->
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
E-GAZETE
  • batman'da büyük insanlık buluştu..
  • Nabız Gazetesi - Rize Haber , Rize Haberleri, Bölge Haberleri, Karadeniz Haber, Artvin Haberleri - 29 Mayıs 2015 Manşeti
KARİKATÜR
ARŞİV