ÇGD Başkanı Karafazlı’dan 10 Ocak Gazeteciler günü açıklaması
24 Ocak 2020 Cuma

Gürgen köylüleri HES şantiyesini bastı

ÇGD Başkanı Karafazlı’dan 10 Ocak Gazeteciler günü açıklaması

10 Ocak 2020 Cuma 15:27
Bu haber 1155 kez okundu
 ÇGD Başkanı Karafazlı’dan 10 Ocak Gazeteciler günü açıklaması
 ÇGD Başkanı Karafazlı’dan 10 Ocak Gazeteciler günü açıklaması

TGC Burhan Felek Konferans Salonu’nda düzenlenen ‘İşsizlik ve Sansürün Kıskacında Gazetecilik‘ başlıklı toplantıda son beş yılda basın kartı iptal edilen gazeteci sayısının 3 bin 804 olduğu, ’15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi’nden sonra da 685 gazetecinin milli güvenlik nedeniyle basın kartının iptal edildiği, 91 gazetecinin cezaevinde tutuklu olduğu belirtildi. Adalet Bakanlığı verilerine göre 2003-2018 yılları arasında 12 bine yakın gazetecinin hakim karşısına çıktığına işaret edildi.

Yandaşa var muhalife yok
Çağdaş Gazeteciler Derneği Rize şube başkanı Gençağa Karafazlı  10 Ocak gazeteciler günü ile ilgili bir açıklama yaptı.

Karafazlı: bugün ’10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ böylesi önemli bir günde gazetecilikle ilgili söyleyecek çok şey olduğunu belirterek şunları söyledi

“Bugün gazetecilikte en temel sorunlardan bir tanesi işsizlik sorunu bu sorun çok ciddi bir boyutlara ulaşmış durumda.Son günlerde kapatılan gazeteler ve son olarak sendikalı oldukları gerekçesiyle Hürriyet’ten çıkarılan 45 gazeteci arkadaşımızın yanı sıra birçok gazetede daha tensikat yapıldı.Y

Yaygın ya da yerel gazetelerin yüzlercesinde çeşitli ekonomik baskılar uygulanması sonucu bir bir kapanmaya başlaması diğer yandan yalnızca iktidara biat eden gazete ve gazetecilere devletten ve çeşitli kaynaklardan olanak sağlanırken diğer yandan muhalif bilinen gazetelere Basın İlan Kurumu’nun bu tür gazetelere sudan bahanelerle ilanlarını kestiğini görüyoruz.

Gazeteciler potansiyel suçlu gören anlayış mevcut

Bugün çekilen sıkıntıları gazetecilerin yanı sıra tüm halkımızda görüyor. Yayın dünyası utanılacak kişiler gazeteci diye ortalıkta dolaşırken gelinen noktada gazeteciliği suç sayan bir zihniyetle karşı karşıya bulunuyoruz. Gazetecilik faaliyeti artık suç olarak görülmeye başlandı gazetecileri potansiyel suçlu ve adeta terörist gören bir anlayışla karşı karşıyayız.Bugün görüyoruz ki sektörün yüzde 95’i iktidarın kontrolünde manipülasyon ve propaganda aygıtı olarak kullanılıyor.

 Hakkında dava açılmamış gazeteci kalmadı

Bugün ülkemizde Hakkında dava açılmamış gazeteci neredeyse yok gibi. Bu yargı girdabından kaçan onlarca basın emekçisi yazarçizer ne yazık ki yurdundan uzakta o veya bu şekilde mesleğini icra etmeye çalışmaktadır.12 Eylül askeri faşizmi aratmayan uygulamalar gazetecilik mesleğini adeta yerle bir ediyor.

Tüm bu baskı ve tehditlere rağmen bizler halkın haber alma ve yayma hakkını korumaya savunmaya devam edeceğimizi böylesi önemli bir günde yeniden tüm kamuoyu ile paylaşmayı görev kabul ederek bu günü mücadele günü olarak kabul ediyor özgür basın çalışanlarının yanında olduğumuzu belertmek istiyoruz.

Gazeteci örgütlerinin değerlendirmeleri

Kapanan, kapatılan yayınlar, işsiz bırakılan basın emekçileri, hak gaspları ile bir yılı daha geride bıraktık. Bu yılın en akılda kalanlarından biri işten çıkartılan basın emekçilerine Demirören Grubu tarafından tazminatlarının ödenmemesiydi. Hafızalarda yer edenlerden biri ise gazetecilere yönelik gözaltı, darp, engelleme, saldırı gibi birçok olayın önlenmemesi konusunda birinci derece sorumluluğu bulunan bir bakanın 'gazetecilik yapmaya' niyetlenmesiydi.

2019 yılında yaşadıklarımıza şöyle bir göz atalım;


* Gazeteciler SETA isimli bir vakıf tarafından fişlendi
* Gazetecilerin fazla mesai alacakları için uygulanan hakkı mahkeme kararı ile gasp edildi
* Değişik dağıtım büyüklüklerine sahip 100 civarında yayın kapandı
* Yüzlerce gazeteci işsiz kaldı
* Binlerce gazetecinin devlet tarafından verilen basın kartı iptal edildi
* Basın İlan Kurumu muhalif basının ilan gelirini kesti
* Belirlenen asgari ücret beklentilerin çok altında kaldı
* Gazeteciler iktidar ve paydaşları tarafından hedef gösterilip sokak ortasında sopalı saldırılara maruz kaldı

Tüm bunlar yaşanırken, bir bakanın çıkıp, 'Her şeyi bırakıp gazetecilik yapabilirim' demesi ciddiyet ile bağdaşmıyor. Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla taleplerimizi bir kez daha hatırlatıyoruz.

* Basın İlan Kurumu özerkleşmeli, siyasi iktidarların denetim amacı olmaktan çıkmalıdır
* Basın İlan Kurumu tarafından gazetecilere tanınan borçlanma hakkı, görsel, işitsel ve internet medyası için de geçerli hale gelmelidir
* Basın örgütleri tarafından verilen kimlik kartları gazetecilerin görevini yapabilmesi için geçerli kabul edilmelidir
* Yıpranma hakkı eski haline dönmeli, basın kurumlarında diğer çalışanlar için de geçerli olmalıdır
* Gazetecilerin görev yapmasını engelleyenlere yönelik cezalar caydırıcı hale gelmelidir
* İnternet medyası çalışanlarının Basın Kanunu'na tabi çalışması için düzenleme yapılmalıdır
* Sendikal örgütlenmenin önündeki engeller son bulmalı, işkolu barajı gibi uygulamalar kaldırılmalıdır
* İşsiz meslektaşlarımızın yaşadığı zorluklar göz önüne alınınca işsizlik fonunun farklı amaçlarla kullanılmasına son verilmeli ve işsizlik maaşı insanca yaşamaya elverişli bir oran olarak yeniden belirlenmelidir.
Gazetecilere açılan keyfi davalar tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmalıdır

2020 yılı taleplerimizi elde etmek, mesleğimizi hakkıyla yapmak ve hapisteki basın emekçilerini özgür olması için mücadele edeceğimiz bir yıl olacaktır. Tüm basın emekçilerini örgütlerine destek olmaya, çalışmalara katılmaya ve dayanışmaya çağırıyoruz.

G9 GAZETECİLİK ÖRGÜTLERİ PLATFORMU
Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ)
Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (HABER-SEN)
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD)
Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD)
Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK BASIN-İŞ )
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS)
Turizm ve Çevre Gazetecileri Derneği (TURÇEV
Çalışan Gazeteciler Günü nasıl ilan edildi?

Toplantıda 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün ilan edilmesinin tarihçesi de anlatıldı:
4 Ocak 1961’de basın çalışanlarına bazı haklar ve yasal güvence sağlayan 212 sayılı kanun Resmi Gazete’de yayınlandı. Ancak dokuz gazete patronu, 212 sayılı yasaya ve Basın İlan Kurumu’nun oluşmasına ilişkin 195 sayılı yasaya karşı çıktılar. Akşam, Cumhuriyet, Dünya, Hürriyet, Milliyet, Tercüman, Vatan, Yeni İstanbul ve Yeni Sabah’ın patronları ortak bildiriye imza atarak gazetelerini üç gün kapattıklarını duyurdu. İstanbul Gazeteciler Sendikası ise çalışanlarla birlikte karara katılmadıklarını şu açıklamayla duyurdu:

“Bu kapanma kararı, gazetelerin tesis ve maddi imkanlarını ellerinde bulunduran gazete sahipleri tarafından verilmiştir. Basını medyana getiren asıl ve büyük kütle olan biz yazı işleri müdürleri, sekreterler, istihbarat şefleri, muharrirler, muhabirler, foto muhabirleri, karikatüristler, ressamlar, musahhihler (düzeltmenler) ve diğer fikir işçilerinin böyle bir kararda oyumuz olmadığı gibi, bu hareketi asla tasvip etmemekteyiz.”

Gazeteciler, aynı gün sendikadan başlayan sessiz bir yürüyüş yaptılar. Ellerinde “Simidimiz ve hürriyetimiz için”, “Çalışan gazeteciye cop, patrona hazırlop” gibi dövizler taşıdılar. “Dokuz patron olayı” olarak basın tarihine geçen bu gelişme üzerine gazeteciler bu 3 gün boyunca İstanbul Gazeteciler Sendikası çatısı altında “Basın” adlı bir gazete yayımladı. Basın Gazetesi 11 Ocak günü yayına başladı ve üç günlük boykot sırasında yayınını sürdürdü. Üç gün süren bu dayanışmanın ardından 10 Ocak, Çalışan Gazeteciler Bayramı olarak kutlanmaya başlandı. 1971 yılındaki askeri müdahaleden sonra gazetecilere yönelik ağır baskılar sebebiyle günün adı, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” olarak değiştirildi.

    Yorumlar

EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
E-GAZETE
  • batman'da büyük insanlık buluştu..
  • Nabız Gazetesi - Rize Haber , Rize Haberleri, Bölge Haberleri, Karadeniz Haber, Artvin Haberleri - 29 Mayıs 2015 Manşeti
KARİKATÜR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV