Artv gerçek yazarı Ragıp Zarakolu'nun yazısına yorum: Suça konu bir unsur görmüyorum
07 Haziran 2020 Pazar

CHP’li vekilden şok iddia; “ÇAYKUR,FETÖCÜ ÇAY TV’NİN UYDU PARASINI ÖDÜYOR”

Artv gerçek yazarı Ragıp Zarakolu'nun yazısına yorum: Suça konu bir unsur görmüyorum

"Makus kaderden kaçış yok" yazısında "darbe çağrısı" yaptığı iddia edilerek

07 Mayıs 2020 Perşembe 12:42
Bu haber 1805 kez okundu
Artv gerçek yazarı  Ragıp Zarakolu'nun yazısına yorum: Suça konu bir unsur görmüyorum
 Artı Gerçek yazarı Ragıp Zarakolu hakkında "Makus kaderden kaçış yok" yazısında "darbe çağrısı" yaptığı iddia edilerek Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun tarafından suç duyurusunda bulunuldu.

Söz konusu yazı bugün Habertürk TV'de "Türkiye'nin Nabzı" programında gündeme geldi. İktidar tarafından Ragıp Zarakolu'nun yanı sıra CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da konuşmaları nedeniyle "darbe çığırtkanlığı" yapmakla ile suçlanıyor. 

Özgür Özel ve Canan Kaftancıoğlu'unun sözleri ile Zarakolu'nun yazısını yorumlayan hukukçu Prof. Dr.  Ersan Şen, her üçü için de söylemleri açısından hukuki olarak ortada suç teşkil eden bir durum görmediğini, darbe çağrısı yapıldığı yönündeki değerlendirmenin siyasi bir değerlendirme olmaktan öteye gidemediğini ve Türk Ceza Kanunu'nda suç unsuru oluşturacak bir karşılığı olmadığını söyledi.

Prof. Dr. Ersan Şen özetle şu değerlendirmeleri yaptı:

"Şu anda biz birden bire bir darbenin konuşulduğu bir ortama geldik... Devleti yönetenlerin devleti sahiplenme tarzları var. Esasında devlet onların değil, devletin esasında kural ve kaideleri göre yönetilmesi gerekir. Yani ben yaptım oldu demek suretiyle sizin Türkiye Cumhuriyeti'ni idare etmeniz mümkün değil. Türkiye Cumhuriyeti'nin istihbaratı var, Türkiye Cumhuriyeti'nin önleyici kolluğu var, Türkiye Cumhuriyeti'nin adli kolluğu var, Türkiye Cumhuriyeti'nin müesseseleri ayakta, Cumhuriyeti'nin kurumları esasında şu anda kendisini koruyabilecek güce sahip...

Sivil demokratik hayat ve Türkiye Cumhuriyeti'nin müesseseleri, Anayasası bu darbe tehditlerine karşı önleyici gereklerini yerine getirmek zorundadır...

Ben Sayın Özgür Özel'in ardından Kaftancıoğlu'nun ardından Sayın Muharrem İnce'nin ve daha sonrasında bir köşe yazısında (Ragıp Zarakolu) bahsedilen durumda benim fikrim... Ben fikrimi kanuna kitaba göre söylerim. Türkiye Cumhuriyeti'nin Ceza Kanunu bakıldığı zaman 309. 311. ve 312 maddelerine bakarsanız darbeye teşebbüs suçlarını, 316. Maddesine bakarsanız suç için anlaşmayı görürsünüz. Bunların olabilmesi için cebir ve şiddet kullanmak suretiyle elde eldeki vasıtalarla Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasal kurumlarını, anayasal düzene ve kurumlarına karşı çıkmanız gerekir. Bu yok. Bu bir. İkincisi bu darbe tamamen siyasi literatürde karşılığı olan bir kavram olarak kullanılıyor. Ben olur olmaz gibi bir tartışmanın içine girmiyorum, olmaması gerektiğini söylüyorum. Çünkü Türkiye Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulu düzenini koruyup kollamakla sorumlu olan kamu otoritesi vardır. Burada kamu barışına yönelik karşı suçlar olabilir mi, tahrik, korku panik oluşturma gibi Türk Ceza Kanunu 213 maddesi ve devamı kanunlardaki suçlara baktığınızda... Bu anlamda bir siyasi öngörüde bulunabilirsiniz, işte eleştiri getirebilirsiniz, teşbih görebilirsiniz... Ama bundan öte suç unsurları anlamında kanaatim odur ki siyasi (yorumlarda) yerini bulabilir ama ceza hukuku nazarında suça konu olabilecek açıklamalar olarak görmüyorum."

    Yorumlar

EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV