izmir escort bayan izmir escort bayan adana escort bayan sex hikayeleri istanbul escort escort mersin hatay escort bayan adana escort hd porno bornova escort

sincan escort sincan escort tecavüz porno sincan escort sincan escort sincan escort

18 Mart 2019 Pazartesi

İmamoğlu'ndan Hürriyet'e tepki: "Ayıptır, yazıktır, günahtır"

CYYK’den ‘devletin partileşmesi’ yolunda bir adım

11 Ocak 2019, 20:18
Bu makale 85 kez okundu
CYYK’den ‘devletin partileşmesi’ yolunda bir adım
İhsan Çaralan

 Yerel yönetim seçimine 80 gün kala, Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetimleri Kurulu(CYYK), “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde Yerel Yönetimler Sistemi” adı altında bir sempozyum düzenledi.

Önceki gün düzenlenen sempozyumun ilk günü, Beştepe’de Saray’da yapıldı. Diğer oturumların ise bir “otel”de sürdürüleceği belirtiliyor.

Sempozyumun adı ve düzenleyenin Cumhurbaşkanlığına bağlı bir kurul olduğu dikkate alındığında; “Ne güzel, yerel yönetimler seçimi sürecinde Cumhurbaşkanlığı yerel yönetimler konusunda bir sempozyum düzenlemiş; böylece vatandaş, yerel yönetimler konusunda bilgilendirilecek” diye düşünülebilir.

Ama pek öyle olmadı!

“Neden öyle olmadığı”nı, kurulun ne olduğuna bakarak yanıtlayalım:

CYYK, nasıl bir kuruldur?

CYYK, Cumhurbaşkanlığı tarafından kurulan, doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı kurullardan birisidir.

Yani bu kurul, yarı resmi dernek, oda ya da vakıf gibi bir kuruluş değil; doğrudan “tam resmi”, açıkça “Yüzde yüz bir devlet kuruluşu”dur.

Kurulun bütün üyelerinin yüksek maaşları ve bütçesi, elbette sempozyumun masrafları da, sadece AKP’lilerin değil CHP, İYİ Parti, EMEP, ÖDP, HDP... tüm partilerin taraftarlarından, partisiz vatandaşlardan alınan vergilerle karşılanmaktadır.

Seçim sürecinin ateşli tartışmalara sahne olduğu bir dönemde, bir devlet kurumu “yerel yönetimler sempozyumu” yapıyorsa, beklenen; her siyasi görüşün yerel yönetimle ilgi düşüncelerini ifade edebilecek kişilerin yanı sıra her görüşten bilim insanlarının, herhangi bir siyasi sınırlama getirilmeden katılmasıdır.

Ancak böyle olmadı!

Tersine, TV haber kanallarında naklen yapılan yayınlar, haberlere yansıyanlar açıkça göstermiştir ki; sempozyumun baş konukları ve konuşmacıları; Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP-MHP ortaklığının İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Binali Yıldırım’dır! Bir de Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı ve 31 Aralık seçiminde de AKP adayı olan Fatma Şahin!

Üstelik bu konuşmacılar, “Bir devlet kurumunun sempozyumunda konuşuyorum, parti toplantısında konuşuyor gibi konuşmamalıyım” diye bir kaygıya kapılmıyorlar. Sanki, “Bir kürsü buldum, öyleyse ne biliyorsam söyleyip, muhalefet aleyhine ne kadar atıp tutarsam o kadar iyi olur” dercesine parti övgüsü yapıyorlar. Her bir konuşmacı, partilerinin nasıl bir belediyecilik yaptığından, kişisel olarak ne kadar büyük belediyeciler olduklarından dem vuruyor. Özellikle de Cumhurbaşkanı Erdoğan; CHP’den, Kılıçdaroğlu’dan başlayıp sonra da AKP-MHP koalisyonuna katılmayan muhalif partiler hakkındaki bütün suçlamalarını sayıyor döküyor.

Kısacası, “Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetimleri Kurulu” gibi bir devlet kuruluşunun düzenlediği sempozyum, AKP’nin yerel yönetimler sempozyumu olarak başladı. Muhtemelen de sempozyumun “otel”de sürdürülecek devamı da AKP’nin yerel yöneticiliği propagandası olarak, partizan “akademisyen” ve “uzmanlar” tarafından sürdürülecek.

Çünkü “Perşembenin gelişi çarşambadan belli”dir! Dahası, AKP’nin girdiği yol başka bir yere çıkmıyor, çıkmaz da.

Burada, “TBMM Başkanı görevinden istifa ettirilmeden belediye başkan adayı yapılıyorsa daha ötesi var mıdır?” diye sorulabilir.

Vardır elbette!

Çünkü Erdoğan ve AKP’si, arkasına MHP’nin teşvikini de alarak, “tek parti tek adam rejimi” inşasında hızlı adımlar atmaktadır.

“Tek parti rejimi”nin bir yanı, partinin örgütlerinin yerellerde devlet kurumlarıyla iç içe geçerek(*) aralarındaki farkın silikleşmeye başlamasıdır.

Devletin partileşmesinin öteki yanı ise devlet kurumlarının parti örgütleri olarak çalışmaya yönelmesidir. CYYK’nin düzenlediği “yerel seçim sempozyumu” bunun bir ifadesidir. Ki bu yol, devletin kurumlarının “tek parti”nin kurulları, örgütleri gibi görevler üstlenmesinin, giderek parti ile devletin kurullarının iç içe geçerek aynılaşmasının yoludur.

Bu iki halin de klasik biçimlerini CHP’nin tek parti döneminde ve Almanya, İtalya ve öteki faşist yönetimlerde gördük.

Bu yüzden de CYYK tarafından düzenlenen bu sempozyum “devletin partileşmesi” yolunda Erdoğan yönetiminin geldiği yeri göstermektedir. Bu açıdan sempozyumun böyle düzenlenmesi, basit bir “partizanlık vakası”, “rastlantısal bir durum” değil; devletin en tepesinden bilinçle uygulamaya sokulan bir girişimin ifadesidir.

Bu girişimin, hâlâ hükümetten bağımsız kalan medya ve muhalefet partileri tarafından görmezden gelinmesinin ise, bu doğrultuda atılan adımları cesaretlendireceği bilinmelidir.

Buradan ilgililere duyurulur.

(*) Buradan valilerin, kaymakamların da siyasi partinin (tek partinin) il ve ilçe başkanları olmasına kadar varılır. Ki, “Devlet memuruna siyaset yapma hakkı tanıyoruz. Demokrasiyi görülmemiş biçimde genişletiyoruz” denilerek bunun yapılmayacağının, bugün artık hiçbir garantisi yoktur.

468x60 -->

    Yorumlar

300x250, oluşturulma 19.10.2010 -->
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
E-GAZETE
  • batman'da büyük insanlık buluştu..
  • Nabız Gazetesi - Rize Haber , Rize Haberleri, Bölge Haberleri, Karadeniz Haber, Artvin Haberleri - 29 Mayıs 2015 Manşeti
KARİKATÜR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV