13 Aralık 2017 Çarşamba

ALAMAYACAKSUN CANUMİZİ!

14 Temmuz 2015, 10:27
Bu makale 1900 kez okundu
ALAMAYACAKSUN CANUMİZİ!

  Hidroelektrik santraller, maden aramaları, taş ocakları, yeşil yol aldatmacası.

Mahşerin dört atlısı... "Birileri"ne altından ikramlar yapmak için yola çıkan bu atlılar Karadeniz halkının, hatta Türkiye' nin kabusu haline geldi. Ah Cengiz bela Cengiz, sardın dört yanımızı.

Ne çok şeye ah ederiz. Türkülerimizde vardır ahlarımız, aşklarımızda vardır. Şimdiki ise öyle bir ah ki Artvin in, Samistal 'in , Fırtına 'nın , Andon' un sesini yüceltiyor. Karadeniz halkı kolay teslim olmadı, olmuyor, olmayacak.

Tayyip'e yakınlığıyla bilinen ve Akkuyular'da da "kara" işler yapan Cengiz İnşaat, şimdi de gelmiş Artvin'in canını almaya çalışıyor. . İnternete düşen yolsuzluk tapelerinde, 'Bu milletin a... koyacağız" da demişti Cengiz Holding'in Başkanı Mehmet Cengiz, hatırlatayım.

Artvin’in tam tepesinde, yeraltı sularının olduğu yaşam merkezi Cerattepe ve Genya’da siyanürle altın çıkarmak istiyor. Üstelik Artvin’de yaşayan tüm canlıların soyunu tüketmek pahasına. Ölüm ya da sürgün seçeneğiyle. Buna karşı Artvin halkı, mücadeleye 21 Haziran'dan itibaren nöbet tutarak start verdi. Jandarma yolları kapattığı için halk, arabalarını bırakıp yürüyerek çıktı Kafkasör yaylasına. Ardından halk, maden şirketi ve orman bölge müdürlüğü görevlilerine yolu kapattı.

Cengiz İnşaat, sen gel -pardon hiç gitmedin ki zaten. Sen yeniden gel , yeni ÇED raporlarıyla gel ve de ki: "hadi verin canınızı". Bunu de ama, o kadar da kolay olacağını düşünme... Artvin halkı, Cengiz İnşaat'a "alamazsun canumizi" diyor! Can derken öyle damardaki kanın bitirilmesi değil dertleri. Artvin'in canı toprak, canı yeşil, canı tertemiz su, canı mavi... Halk türküler söylüyor, gülüyor ve canına sahip çıkıyor.

Artvin den geçelim, yapım yılı 2015 olan bir Akp filmi Yeşil Yol'a. (http://siyasihaber.org/karadenizde-bir-akp-filmi-yesil-yol) Yeşil Yol'da yine kadın direnişçiler ön planda. Çoluk çocuk demeden, yaşlı sakat demeden her engele yeni çözümler üreterek gerçek yeşili korumaya devam ediyor yöre halkı. Ninelerimiz kendi çocukları olarak baktıkları jandarmanın kolları arasında sürüklense de dur durak demiyor mücadeleleri. Hatta Türkiye' nin konuştuğu Karadeniz kadını Havva ana atıyor kendini iş makinesinin önüne ve "beni de gömün " diyor. Bunu Cengiz İnşaat ya da Akp filminin yapımcıları anlar mı dersiniz? Bence çok zor.


Rize valisinden de "özlü" bir söz geldi geçen günlerde: "devlet bir karar alır bu dedikleriniz olabilir bunun garantisi yok". Bunu vali Yazıcı vadiler üzerinde kurulması olası oteller, benzin istasyonları ve dahası için duyulan tedirginlik soruları üzerine söyledi. Havva ana tam da direnişin ortasında Rize valisi Yazıcı'ya cevap olarak mı bilinmez ama şunu dedi; "DEVLET KİMDİR, DEVLET BİZİM SAYEMİZDE DEVLETTİR."Karadeniz kadını Havva ana diyor ki vadimi, suyumu benden alacak isen benim canımı da al . Ben zaten açlıktan ölürüm diyor bir süre sonra. Yeşili görmezsem çürürüm, suyumu içmezsem kururum diyor. Oteller yapacaklarmış, turizme açacaklarmış .

Karadeniz kadını size altın tepsilerde özel sularınızı mı servis edecek? Yöre halkı nasıl bir yaşam sürecek. Kurulması planlanan kayak merkezlerinden sonra doğal yaşam içerisindeki canlılar yaşamlarını nasıl devam ettirecek ya da ettirebilecekler mi? Ülkemizin ihtiyacı gerçekten yeni kayak merkezleri ve oteller mi? Siz bunları yaptıktan sonra Ayder' e kim eski Ayder diyebilir?

"Beni de gömün" diyor Karadeniz kadını Havva ana, çünkü dedesini de o yaylada gömdü, babasıyla o yaylada oynadı, ineğini o yaylada otlattı .

İnek demişken Kazım dayıyı ve Andon'daki mücadelesine gelelim. Türkiye, Kazım dayıyı ineğini satarak HES'lere karşı dava açan yurttaş Kazım olarak tanıyor. Evet Kazım dayı dava için hem ineğini sattı hem de bankadan kredi kullandı. Andon vatandaşı Kazım dayı suyunu içirtmedi. İçirtmedi derken yanlış anlaşılmasın. Kazım dayımın eli hep açıktır. Her buluşmamızda bana elinde bahçesinin mandalinaları, kestanesi ve daha bir çok bereketiyle gelir. Suyunu içmek isteyen herkese de yeteri kadar suyu vardır. Burada söylemek istediğim; Kazım dayı suyunu kan emicilere yar etmedi. Reklam kampanyası haline de getirmedi mücadeleyi, ineğini sattı ve kazandı. İşte aynı Kazım dayı bugün satacak başka ineğim kalmadı dediği için saldırıya uğradı.


Aslında Kazım dayı bunu birkaç yıl önce söylemişti. Ne satacak ineği ne de kredi ödemesi yapacak parası yoktu dayımın. Şimdi verecek tek canı kaldı. O da damarındaki kandan ibaret. Kazım dayıya saldıran, taşocağı yapmak isteyen Türütler İnşaat yetkilileri daha önceden de telefonla Kazım dayıyı tehdit etmişler ve o haklarında suç duyurusunda bulunmuştu. Türütler İnşaat'ın Rize belediyesi'ne ait taş ocağına açılan davada Rize İdare mahkemesi geçtiğimiz günlerde iptal kararı vermiş olmasına rağmen Kazım Delal'e savrulan orak başına hedefti . Dayı koluyla yüzünü korumak isterken saldırıdan kol ve omuzdan aldığı kesiklerle kurtuldu.

Öyle görünüyor ki Cengiz İnşaat'tan , Yeşil Yol'dan daha çok ses gelecek. Karadeniz halkının, Havva anaların, Kazım dayıların mücadelesi sürecek...

468x60 -->

    Yorumlar

300x250, oluşturulma 19.10.2010 -->
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
E-GAZETE
  • batman'da büyük insanlık buluştu..
  • Nabız Gazetesi - Rize Haber , Rize Haberleri, Bölge Haberleri, Karadeniz Haber, Artvin Haberleri - 29 Mayıs 2015 Manşeti
KARİKATÜR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV