izmir escort bayan adana escort bayan sex hikayeleri istanbul escort escort mersin hatay escort bayan adana escort hd porno bornova escort

13 Aralık 2017 Çarşamba

İnce HDP korkum yok

AKP iktidarının ‘Sonbaharı'nın alametleri

30 Kasım 2017, 11:59
Bu makale 19 kez okundu
AKP iktidarının ‘Sonbaharı'nın alametleri
İhsan Çaralan

 Ekonomi ile siyasetin nasıl iç içe olduğunun herkesin gözleri önünde, ortalığa saçıldığı günlerden geçiyoruz.

Az çok demokratik normları, siyaset ahlakın geçerli olduğu her ülkede hükümet devirecek üç önemli konu Türkiye’nin gündeminde.

1) Kılıçdaroğlu Man Adası belgelerini açıkladı: Kılıçdaroğlu, Man Adası’nda açılmış, “1 sterlinlik bir hesaba”; Cumhurbaşkanının en yakınlarının 2011 ve 2012 yıllarında 15 milyon dolar havale ettiğinin belgelerini açıkladı.

2) Suriyelilere 30 milyar dolar harcadık iddiası: Kılıçdaroğlu’nun son günlerde Erdoğan’a yönettiği sorulardan birisi de bu. Cumhurbaşkanı BM’deki konuşmasında Suriyeli mültecilere 30 milyar dolar harcandığını iddia etmişti. Bu 30 milyarın kime nasıl harcandığı resmi belgelerle açıklanamazsa, AKP Hükümeti, yeni bir skandalın sahibi olacak. 

3) ‘Zarrab-Atilla davası’ derinleşiyor: Bu davada artık tek sanık M. Hakan Atilla. Zarrab ise sadece tanık ve muhtemelen de artık cezaevinde değil! Dönemin Halkbank Genel Müdürü, evinde ayakkabı kutuları içinde bulunan 4.5 milyon doları faiziyle iade edilen Süleyman Aslan’ın ise; davanın “gizli sanığı” olduğu ortaya çıktı. Nitekim Atilla’nın avukatları yaptıkları savunmada, asıl sorumlunun Hakan Atilla değil Süleyman Aslan olduğunu iddia ettiler.

Söz konusu her üç vakanın (Burada mülteciler harcanan paranın henüz sorular düzeyinde olduğunu unutmadan) ortak notasının olayın faillerinin birer birer kişiler olmasına karşın, daha ikinci adımda bu kişilerin arkasındaki gücün Hükümetin ekonomi politikaları ve siyasi amaçlarının kesişmesi olduğu gerçeği ile yüz yüze geliniyor. Bu yüzden de New York’taki dava da Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı “Man Adası belgeleri” de Cumhurbaşkanı ve Hükümeti doğrudan etkiliyor. Onun içindir ki; bu davalar söz konusu olduğunda Cumhurbaşkanı ve Başbakan “kaleye” geçiyor. AKP korosu arkalarında saf tutuyor. 

Dün, “Mültecilere harcanan para” konusunda açıklama yapan Başbakan Yardımcısı Akdağ’ın, açıklamasının sonunda Kılıçdaroğlu’yu istifaya çağırması da ”Mültecilere harcanan 30 milyar dolar”ın da Hükümetin ekonomi politikasıyla siyasi amaçlarının iç içe geçtiğinin yeni bir örneği olarak karşımızda duruyor. 

GÜNDEMİN BİRİNCİ SIRASINDA MAN ADASI BELGELERİ VAR

Önceki gün Kılıçdaroğlu; Man Adası’nda açılan “1 sterlinlik hesaba” Cumhurbaşkanının oğlu, damadı, kardeşi ve eski özel kalem müdürünün 15 milyon dolar gönderdiğinin belgelerini ortaya koyarak, sorunu gündemin ön sırasına taşıdı.

İlk bakışta; “Cumhurbaşkanının yakınlarının bir firmaya para göndermesinin bir sakıncası yoktur” denebilir. Ama sorun Cumhurbaşkanının yakınlarının bir firmaya para göndermesi olunca; böyle büyük bir meblağın kaynağını, neden böyle bir offshore hesabını kullandıklarını, bu paranın vergisi gibi hukuki sorunları olduğu gibi ve siyasi ahlak konularını da gündeme getirmektedir. Konu bu ikinci boyutuyla daha çok gündeme gelecek görünmektedir.

Cumhurbaşkanı, Kılıçdaroğlu’ya hodri meydan derken; “Benim yurt dışında bir kuruşluk hesabım oluğunu ispat edin istifa ederim” diyerek yan çizen bir boşluk bıraksa da, sorunun, bir boyutuyla da Cumhurbaşkanının istifası etrafında bir tartışma olarak cereyan edeceğini söylemek yanlış olmaz. Çünkü; Cumhurbaşkanı bilgisi dahilinde olmadan söz konusu kişilerin bu para transferlerinin inandırıcı olmayacağı gibi, bu paraların kaynağının da 17-25 Aralık “tapeleri”nde ortaya çıkan “paraları eritme” operasyonuyla bağlantıları akıllara getirmektedir.

Kısacası “Man Adası belgeleri” etrafında yapılan tartışma önümüzdeki günlerde, yeni para transferlerinin belgelerinin de açıklanacağını göstermektedir ki, bu da tartışmanın giderek derinleşeceğini gösteriyor.

Elbette bu tartışmaların siyasi sonuçları da daha gözle görülür hale gelecektir. 

HER ‘SONBAHARIN SONU KIŞ’TIR!

Dolayısıyla olup bitenlere; “tek adam yönetimi”ne giden yolda; yasa, yönetmelik, hukuk, adalet, teamül, gibi kişisel inisiyatifi sınırlayan kuralları küçümseyen, makam yüksekliğine göre “yok sayan” tutum, bu yolsuzluk, rüşvet, kara para aklama, vergi kaçırma gibi suçların bu ölçüde büyümesinin nedeni olduğunu söylemek gerçeğin önemli bir yanıdır. Çünkü; bu iktidar, iktidarını sınırlayan yasa ve teamülleri, ülke kalkınmasının engelleri olarak gören, geçmiş sağcı iktidarlardan miras almıştır. Ki, Özal ve ANAP bu tutumun felsefesini yaparak, rüşvet yolsuzluğuna batarak yok olup  gitmiştir. 

Şimdi de AKP, Özal’ın kaldığı yerden bu yolda ilerleyerek, 15 yıllık iktidarı boyunca adım adım, Cumhurbaşkanına en yakın kişilerin adlarının yolsuzluk, kara para aklama, rüşvet, vergi kaçırma gibi suçlarla anıldığı bir aşamaya gelmiştir. Dahası bu suçlamalar uluslararası planda da büyümüştür.

Tarihteki bütün diktatoryal rejimler, tiranlıklar; yolsuzluk, rüşvet, kara paracılık, ahlaki yozlaşma, hak-hukukun bir tarafa itilip seçkin kişilerin, keyfine göre davranabildiği, bir çürüme yozlaşma sonucu olarak yıkılmışlardır. 

Bugün gelinen yerde, Erdoğan-AKP iktidarı da içine sürüklendiği, rüşvet, yolsuzluk, vergi kaçakçılığı, kara para aklama, hazine yağmalaması, adam kayırma gibi suçların başını alıp gittiği bir döneme girmiştir.

Bütün önceki çöken rejimlerin yaşadığı gibi AKP iktidarı da bütün görkemine, burnundan kıl aldırmayan kibrine karşın, kendi “sonbaharını” yaşamaktır!

Skandalların böylesi büyüyüp sıklaşması; iktidarın tepelerine vurmaya başlaması, bunu alametleridir.

Her sonbaharın sonu ise “kış”tır!  

MÜLTECİLERE 30 MİLYAR DOLAR NASIL HARCANDI?

Kılıçdaroğlu, “Mültecilere 30 milyar dolar harcandığı” iddialarına karşı; “Bu paranın nereye, nasıl harcandığını” soruyor.

Çünkü; yaklaşık olarak Türkiye’de 3 milyon mülteci olduğunu ve bugüne kadar 30 milyar dolar harcandığını varsayarsak,  bu mülteci başına 10 bin dolar harcanması anlamına gelmektedir.

Yani altı kişilik bir mülteci ailesine geçen altı yıl içinde 60 bin dolar harcaması anlamına gelmektedir. Bu çok büyük bir rakamdır.
Mültecilerin çok büyük bir bölümünün, sokaklarda barınmaya, dinlenmeye ya da tarımda, inşaatlarda, atölyelerde çalışarak geçindikleri ya da önemli bir bölümünü de kendi işlerini kurarak yaşadığı dikkate alındığında, kişi başına 10 bin doların nereye gittiği sorusu daha da büyümektedir.

Bu durumda hükümetin mültecilere yardımının ana gövdesinin kamplarda yaşayan 200-300 bin mülteciden ibaret olduğu görülmektedir. Bu da kaba bir hesapla Hükümetin mülteci başına 100 bin dolar (yaklaşık 400 bin TL) harcadığını göstermektedir.  Dün Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, bu harcamaların yiyecek, içecek, kamp kurma, yol yapma, sağlık hizmeti gibi masrafları kapsadığını, 20 milyar dolar ödemenin Hazineden yapıldığını, Kızılay, belediye, vakıflar...vb. sivil kuruluşların harcamalarıyla bu rakamın 30 milyar doları da geçtiğini söyledi. Ve Kılıçdaroğlu’yu istifaya çağırdı Akdağ.  Ancak Kılıçdaoğlu’nun istediği böyle afaki bir masraf listesi değil. Kılıçdaroğlu; resmi devlet kayıtlarındaki harcamaların ne olduğunu, bu harcamaların hangi firmalar üstünden nasıl ve ne amaçla yapıldığını da soruyor.  Bu soruda ısrar edilirse, mültecilerin içindeki durumun nasıl istismar edilerek, kimi firma ve kişilerin zengin edildiği, “mültecilere yardım” adı altında örneğin cihatist gruplara aktarımlar yapılıp yapılmadığına kadar bir dizi gerçeğin ortaya çıkabileceği de ortadadır. Çünkü savaş politikalarının yürürlükte olduğu yerde, savaş zenginlerinin türemesi, örtülü askeri harcamaların ayyuka çıkması kaçınılmazdır.

Çünkü ekonomi ile politika en açık biçimde savaş dönemlerinde açıkça ve herkesin görebileceği kadar iç içe geçer. Sadece üstündeki millilik, dinilik, “insani yardım” gibi örtüleri kaldırmak gerekir. 

“30 milyar dolar nerede, nasıl harcandı?” sorusu bu yüzden önemlidir.  

468x60 -->

    Yorumlar

Admatic Scroll 300x250 Ad Code START --> Admatic Scroll 300x250 Ad Code END -->
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
E-GAZETE
  • batman'da büyük insanlık buluştu..
  • Nabız Gazetesi - Rize Haber , Rize Haberleri, Bölge Haberleri, Karadeniz Haber, Artvin Haberleri - 29 Mayıs 2015 Manşeti
KARİKATÜR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV