
Rize özel idaresi encümeni Balıkçı barınakları çekek yerleri ile ilgili balıkçılara hukuk dışı dayatmaları yargıdan döndü. Rize idare mahkemesi aldığı bir kararla İl Özel idaresi encümenin hukuk tanımaz tavrını ortaya koydu.
Vali hacimüftüoğlu’nu göreve çağırıyoruz
Vali bey bu hukuksuzluğa dur de!
Musa Yazıcı
Rize merkez balıkçı barınaklarında yaşananlar sonunda yargıya taşındı. Balıkçılar Rize idare mahkemesine başvurarak Rize özel idare encümeni tarafından balıkçı barınağı çekek yerleri ile ilgili aldığı kararın iptal edilmesi için yargıya gitti. Davacı balıkçılar adına davayı Rize baro başkanı AV: ATEŞ HATİNOĞLU açtı.
Açılan davanın Özetini idare mahkemesi şu şekilde açıkladı;
“Rize İli Emniyettin Mahallesinde mülkiyeti hazineye ait olan balıkçı barınaklar, Il özel idaresi tarafından yaptırılan 164 adet kayık muhafaza yerinin kiralanmak suretiyle kullandırılmasına ilişkin 08.06.2009 tarih ve 43 sayılı Encümen Kararı nedeniyle açılan davada; verilen kararın Yasa ve Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu, anılan karar ile getirilen maddi külfetin balıkçılar tarafından yerine getirilmesinin imkânsız olduğu, balıkçı barınaklarının yapım projesinin Kooperatif tarafından hazırlandığı, parasal kaynağın ise genel bütçeden Maliye Bakanlığı’ndan sağlandığı dolayısıyla İl Özel İdaresi tarafından yapılmayan barınakların bu nedenlere kiraya verme işleminin de Özel İdare tarafından yapılamayacağı, Yönetmeliğin 8. maddesine göre kiralama işleminin Maliye Bakanlığı tarafından yapılması gerektiği, barınakların ve üst yapı tesislerinin ayrı kişilere kiralanmasının hukuken mümkün olmadığı, bu durumun barınakların yönetimini de olumsuz yönde etkileyeceği iddia edilerek dava konusu Encümen Kararı’nın iptali istenilmektedir. Denildi.
Özel idare ise ilgili dava konusunda şu şekilde savunma sundu; “ Dayalı idare tarafından dava konusu edilen kayık muhafaza üst yapımın inşaat maliyetinin kendileri tarafından karşılandığı, dolayısıyla bu yapılar üzerinde hukuki tasarrufta bulunma hakkının da kendilerinde olduğu, alınan kararın mevzuat hükümleri çerçevesinde alındığı, davacının somut ve ikna edici hiçbir delilinin olmadığı, yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerekir” denildi.
İŞTE İDARE MAHKEMESİNİN TÜRK MİLLETİ ADINA ALDIĞI KARAR
Karar veren Rize İdare Mahkemesi’nce dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü: 6237 sayılı Limanlar İnşaatı Hakkında Kanun, ilk üç maddesinde yurt kıyılarındaki şehir ve kasabalarımızın ihtiyaçlarını karşılamak üzere iskele, rıhtım, mendirek, barınak ve limanlar inşaatı ile tesisat, teçhizat ve onarımları ile ilgili genel hükümler getirmekte13.12.1996 tarih 22846 sayılı resmi gazete’de yayımlanan balıkçı barınakları Yönetmenliği’nin 8.maddesinde: Balıkçı barınakları sınırları, yüzölçümü, üst yapı tesislerinin gösterildiği vaziyet planıyla birlikte, Bakanlık ile Ulaştırma Bakanlığının olumlu görüşlerine, dayanılarak, Maliye Bakanlığınca öncelikle balıkçı barınağının mülki idare sınırları isinde bulunan ve ortakları orada ikamet eden en az on iki aydan beri faaliyette bulunan, munhasıran su ürünleriyle iştigal eden ve otuz günlük ilan süresi içerisinde müracaat eden su ürünleri kooperatif veya kooperatif birliklerine, on yıldan az ve yirmi beş_ yıldan fazla olmamak üzere açık pazarlık usulüyle kiraya verilir.Riport Rize Limanında mülkiyeti Hazineye ait olan ve yapımı Devlet Liman ve Hava Meydanları inşaatı Genel Müdürlüğü tarafından yapılarak Rize İl Tarım Müdürlüğü’ne geçici teslimleri yapılan balıkçı barınaklarının. Üst yapılarının Hazineden aktarılan ödenekle, Rize İl Özel idaresi tarafından ihale edilerek yaptırıldığı, inşaatları biten zeminde kayık muhafaza yeri üstünde balıkçı malzemelerinin konulduğu dublex 164 adet birbirine bitişik yapıların Rize İl Özel idaresi tarafından ilgili kooperatife kiralanması amacıyla kira süresi ve kiralama koşullarının belirlenmesi için dava konusu Encümen kararının alınması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Kanununa Aykırı yapılmış yapılara yasallık kazandırma girişimi
Uyuşmazlığa konu olan olayın genel bir değerlendirmesi yapıldığında, söz konusu balıkçı barınakları üst yapılarının yapıldığı alanın Hazineye ait olduğu ve Karadeniz Sahil Yolu yapımı sırasında yol çalışmaları ile birlikte barınağında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılarak, Rize il Tarım Müdürlüğü’ne geçici tesliminin yapıldığı, daha sonra balıkçı barınakları üst yapılarının yapılması çalışmalarının başlatıldığı ve bu amaçla Rize valiliği il defterdarlığı hesabında bulunan ve hazineye ait olan ödeneğin il Özel idaresi bütçesine aktarıldığı, yine bir kısım paranın da İçişleri Bakanlığı bütçesinden aktarılarak davalı idare tarafından balıkçı barınakları üst yapılarının inşaatı için ihale yapıldığı, bu işlemler yürütülürken hazine adına yaptırılan ve mülkiyeti yine hazineye ait olan balıkçı barınakları üzerinde uyuşmazlığa konu üst yapılarının inşaatı için ihale yapıldığı bu işlemler yürütülürken hazine adına yaptırılan ve mülkiyeti yine hazineye ait olan balıkçı barınakları üzerinde uyuşmazlığa konu üst yapıların yapılması için mülk sahibi olan hazineden her hangi bir izin alınmadığı gibi hazine adına karar almaya yetkili olan maliye bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü ile de üst yapıların inşaat için protokol yapılarak izin alınmadığı dava dosyası içeriğinden görülmektedir.
Konunun Defterdarlık tarafından Milli Emlak Genel Müdürlüğüne iletilmesi üzerine Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün 12.03.2010 tarih 9640 sayılı görüş yazısında uyuşmazlığa konu üst yapıların kiralanması hususunun ilgili bakanlıklara (Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı) iletildiği, konu hakkında Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nden alınan 29.12.2008 tarih 44930 sayılı yazıda, “Balıkçı Barınakları Yönetmeliği’nin 5. maddesinin e bendinde balıkçı barınaklarında bulunması gereken üst yapıların belirlenmiş olduğu, bu yapılar içinde kayık muhafaza yerlerinin bulunmadığı, barınakta ihtiyaç duyulan üst yapıların Yönetmeliğin 13. Maddesi uyarınca barınak işletmecileri tarafından yapıldığı, balıkçı barınaklarının yapılması ve tadil edilmesine ilişkin projelerin 3621/ 3830 sayılı Kıyı Kanununa Aykırı olarak yapılmış yapılara yasallık kazandırmaya yönelik girişimlerde bulunulmaması gerektiğini bildirdiği konu hakkında Bayındırlık ve iskân Bakanlığının da görüşünün alınması gerektiği mutala edilmektedir.”
Plan Bakanlıkça onaylanmadığı ortay çıktı
Alınan kararın devamında “Rize Balıkçı Barınağı ilave Dolgu Alanı. uygulama imar Planı incelendiğinde planın dava tarihi itibariyle henüz Bayındırlılık ve iskan bakanlığı tarafından onaylanmadığı görülmektedir. Aynı konu ile ilgili olarak DLH inşaatı Genel Müdürlüğü’ne yapılan başvuru üzerine verilen 22.07.2009 tarih ve 10986 sayılı işlem ekinde yer alan bilgi notunda “Barınakta bulunan 164 adet dublex yapının bakanlığımızın bilgisi dışında, ödeneği genel bütçeden karşılanan ve ismi belirtilmeyen bir fondan hibe yolu ile karşılanarak Il Özel idaresince ihale ve inşa ettirildiği kıyıların devletin hüküm ve tasarrufunda bulunması, tesisin mülkiyetinin de hazineye ait olması nedeniyle, ödeneği hibe yoluyla fondan karşılanarak il özel idaresince ihale ve inşa ettirilen yapıların hazine adına tescilinin sağlanması ve bunların kiraya verilmesi veya tahsis edilmesi gibi işlemlerin, Tarım ve Köy işleri Bakanlığı’nın da uygun görüşleri doğrultusunda Maliye Bakanlığı tarafından yerine getirilmemektedir.” ifadelerine yer verilmiştir.
Milli emlak müdürlüğü yok sayıldı
Bu durumda, uyuşmazlığa konu alanın hazine mülkiyetinde bulunduğu ve bu alanda yapı1an balıkçı barınağının Karadeniz sahil Yolu yapımı sırasında Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığı, davalı idare tarafından balıkçı barınağı üzerinde yapılan üst yapılarına başlanılmadan mülkiyet sahibi olan ve hazine adına bu yetkiyi kullanan Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nden bir izin alınmadığı ya da iki idare arasında bu yapıların inşasına yönelik her hangi bir protokol imzalanmadığı, davalı idarenin kendiliğinden hareketle söz konusu yapıların inşasına başladığı ve yapı1arın maliyetinin büyük bir kısmının hazineden aktarılan bütçe ile karşılandığı, kıyıda yapılan bu yapılara ilişkin anılan yönetmenlikte aranan şartların yerine getirilmediği, bu yapılara ilişkin onaylı bir planın olmadığı, sadece ihale işlemlerini kendisinin organize ettiği, dolayısıyla davalı idarenin mülkiyetinde olmayan ve inşa maliyeti kendisi tarafından karşılanmayan bu yapıların kiralanmasında anılan yönetmenliğin 8.maddesinde bulunan hükümler uyarınca kiralanması gerekirken, ilgili yönetmenliğin 16.maddesine atıf yapılarak davalı idare tarafından uyuşmazlığa konu üst yapıların kiralanması için alınan encümen Kararı’nda hukuka ve anılan mevzuat hükümlerine uyarlılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Karar tarihi 25.03.2010”
Vali Hacımüftüoğlu’nu göreve çağırıyoruz
Rize idare mahkemesinin yukarıda açıkladığımız kararından da anlaşıldığı gibi yaşanan hukuksuzluk açıkça ortada. Burada yapılması gerekenler belli. Mevcür sahil boyu yasalara aykırı bir şekilde yapılan balıkçı barınakları çekek yerleri ya yeni bir yönetmenlik çıkartılıp durumları yasallaştırılır ya da bu mevcut yerler yakılır yönetmenliğe uygun yeniden yapılır. Bu iki şık hayata geçirilmezse balıkçı barınaklarında ki çekek yerleri ile ilgili hukuksal durum ömür boyu sürüp gider ve balıkçılık denen meslekte yok olup gider barınaklar akşamcı ve keyifçilerin barınağı olmaya devam eder.
Nabız gazetesi gündeme taşıdığı Rize merkez balıkçı barınakları çekek yerleri ile ilgili yapılan hukuksuz işlemleri yargı kararlarıyla bir kez daha kamuoyuna ve yetkili devlet birimlerine duyurdu. Burası muz cumhuriyeti değil. Bu yargı kararını alan Türkiye Cumhuriyeti’nin yargısıdır. Bu yargı kararlarını hayata geçirecek olanlarda Türkiye cumhuriyetinin yetkili kurumlarıdır. Eğer bu yargı kararlarını yok sayarak yoluna devam eden ve bu hukuksuzluğun hesabını sormayanlar çıkarsa bunlarda suç işlemiş olurlar.
Şimdi ortada açık bir hukuksuzluk var. Ortada açıkça yasa tanımazlık var. Bu yasadışı eylemleri gerçekleştirenlerden hesap sorması gereken devletin resmi kurumları ise bellidir. Mağdur olan balıkçıların mağduriyetlerinin giderilmesi yine devletin resmi kurumlarının sorumluluğundadır. Rize idare mahkemesinin açıkladığı karara göre il özel idaresi encümenin aldığı kararın hukuksuz ve yasalara aykırı olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Yargının aldığı bu karar doğrultusunda Rize valisi, Sayın Seyfullah Hacımüftüoğlu’nu göreve çağırıyoruz. Kamuoyu ve mağdur balıkçılar bu hukuksuzluğu yapan encümen üyelerinden hesap sorulmasını bekliyor. Nabız Gazetesi olarak balıkçı barınaklarında yaşanan bu hukuksuzluğun hesabı sorulana kadar bu işin peşini bırakmayacak.

















