
Diyarbakır'daki eski JİTEM üssünde bulunan insan kemikleri ve Silopi’de askeri taburda yapılan kazıdan insan kemiklerinin çıkmasının ardından şimdi de Güçlükonak’taki Yağızoymak Tabur Komutanlığından elbiseleriyle gömülmüş 3 köylünün cesedi çıkarıldı. Adeta kazma vurulan yerden kemik fışkıran Bölge’de şimdi gözler karanlık geçmişin aydınlatılması için adım atması gereken yetkililerde.
Bölge’de ardarda bulunan kemikler dikkatleri yeniden 90’lı yıllarda yaşanan kayıp olaylarına çevirirken JİTEM’e ilk davayı açan avukat olan Tahir Elçi gazetemize yaptığı değerlendirmede askeri taburlar ve JİTEM üssü olarak kullanılan yerlerde yapılan her aramada kemik çıktığını belirterek, “Dosyaların zaman aşımını uğramadan sorumlular hakkında gerekli soruşturma açılmalı. Daha fazla acı yaşanmaması için de Kürt sorunu artık çözülmeli” dedi.
KÖYLÜLERİ ÖLDÜRÜP TABURA GÖMMÜŞLER
Şırnak’ın Güçlükonak ilçesi Özbaşağaoğlu köyü yakınlarındaki Yağızoymak Jandarma Taburu’nda yapılan kazılarda, elbiseleriyle gömülmüş vaziyette 3 kişinin kemikleri bulundu.
Şırnak Baro Başkanı Avukat Nuşirevan Elçi, kazıda hazır bulunan kayıp yakınlarının, üç kişiyi giysilerinden teşhis ettiğini söyledi. Kemikleri bulunanların Sait Şen, Beşir Başkök ve Abdullah Güler olduğu belirtildi. Özbaşağaoğlu köyünden 1994 yılında askerler tarafından gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan 5 kişiyle ilgili Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Küpeli Dağı ve Gabar Dağı arasındaki Özbaşağaoğlu köyü ile Yağızoymak Jandarma Tabur Komutanlığı arasındaki boş arazide yapılan kazı çalışmalarında giysileri ile birlikte gömülmüş halde bulunan 3 kişiye ait kemikler teşhis edilirken kayıp diğer iki kişinin ise dağlık araziye gömüldüğü belirtildi. CİHAN Haber Ajansı da konuya ilişkin haberinde kemiklerin Yağızoymak Jandarma Tabur Komutanlığı’nda bulunduğunu duyurdu.
KAZIYA GÜVENLİK ENGELİ
Kayıp diğer 2 kişi için yapılacak kazıya ise askeri yetkililerin güvenlik nedeniyle izin vermediği belirtildi. Engelleme gerekçesinde bölgenin dağlık arazi olduğu ve güvenliğin sağlanamayacağı belirtildi.
ZAMAN AŞIMI TEHLİKESİ
JİTEM’e ilk davayı açan avukat olan Tahir Elçi, askeri taburlarda ve JİTEM üssü olarak kullanılan yerlerde yapılan kazıların tümünden kemik çıktığını belirterek, bu dosyaların zaman aşımına uğramadan, sorumlular hakkında gerekli soruşturmanın açılması gerektiğini söyledi. Elçi, daha fazla acı yaşanmaması için ise Kürt sorununun çözülmesi gerektiğini ifade etti. Jandarma Taburlarında yapılan kazı çalışmalarını takip eden Avukat Tahir Elçi, gazetemize yaptığı değerlendirmede kayıp ailelerin yıllardır kaybettikleri yakınlarının akıbetini öğrenmek istediklerini belirterek, gerekli soruşturmanın yapılarak, dosyalarla ilgili zaman aşımı tehlikesinin ortadan kaldırılması gerektiğini belirtti. “Burada görev adli makamlara düşüyor. Gerekli soruşturmayı yapmaları gerekir” diyen Elçi, “Dosyalarda gerekli bilgiler var. Onlara bakılarak etkin soruşturmalar yapılabilir” şeklinde konuştu.
‘GÖZALTINA ALINANIN CESEDİ DE ÇIKAMIYOR’
“Gözaltına alınanların cesetleri de çıkamıyor” sözleriyle Bölge’de yaşanan karanlığı anlatan Elçi, JİTEM üssü olarak kullanılan yerlerde yaşanan kayıpların kayıp yakınları ve avukatlar tarafından bilindiğini belirterek, ancak tüm çabalara rağmen gerekli soruşturmaların açılmadığına dikkat çekti. “Cesur savcılara ihtiyaç var” diyen Elçi, geçmişte kayıp yakınları, insan hakları savunuları ile avukatların bu yönde beklentilerinin olduğunun ama bunun bir türlü gerçekleşmediğini ifade etti. Bugün kısmi de olsa savcıların harekete geçmesinin olumlu olduğunu söyleyen Elçi, “Ama yeterli değil. Daha etkin soruşturmalar yürütülmeli” dedi. Yaşanan acılarının Kürt sorunun çözümsüzlüğünden kaynaklandığını dile getiren Elçi, sorunun barışçıl yollarla çözülmediği takdirde daha çok acı yaşanacağını söyledi.

















